Genç bir kızken kızıl saçları, mavi gözleri ve uzun boyuyla dikkat çektiğinde, belki O bile bugün beyazperdenin en aranılan yüzlerinden biri olacağını hayal etmiyordu. Her geçen gün üstüne koyarak ilerlettiği oyunculuğu ve asil güzelliği ile Nicole Kidman, bugün hala ilk günki gibi adından söz ettirmeye devam ediyor.

Güzelliğinden hiçbir şey kaybetmeden 52 yaşına basan Avustralyalı oyuncu Nicole Kidman, ilk olarak eski eşi Tom Cruise ile birlikte o ynadıkları Stanley Kubrick imzalı Eyes Wide Shut (1999) filmindeki rolü ile tüm gözleri üzerine çekerek Oscar’a En İyi Kadın Oyuncu dalında aday oldu. Fakat ona Oscar heykelciğini kazandıran rol, The Hours filminde canlandırdığı Virginia Woolf karakteri oldu.

Yayınlanmaya başladığı ilk andan itibaren çok konuşulan ve geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Big Little Lies ile Kidman , dizi sektöründe de farkını ortaya koymayı başardı. Birçok ödül alan dizinin ardından ise Kidman, 2019 yılında Charlize Theron ve Margot Robbie ile başrolü paylaştığı “Bombshell” filmiyle yeniden beyazperde de izleyicisiyle buluştu. Şimdilerde ise Ryan Murphy’nin yönettiği Netflix yapımı The Prom ile yeniden sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor. İkonik Broadway müzikali The Prom daha yapım aşamasındayken açıklanan oyuncu kadrosuyla hepimizi heyecanlandırmayı başardı bile. Kidman’a filmde Meryl Streep, James Corden, Andrew Rannells ve Keegan- Michael Key eşlik ediyor. Browadway yıldızlarını ve Emma’nın öyküsünü konu alan filmin 2020’nin Aralık ayında vizyona girmesi bekleniyor. Netflix’te daha sonra yayınlanacağını da not düşelim.

OMEGA’NIN ASİL ELÇİSİ

 

OMEGA’nın yeni koleksiyona dair ilk izlenimleriniz?

“Sadeleştirilmiş olması çok hoşuma gidiyor. Hem gündüz hem de gece kullanımı çok rahat, buna bayılıyorum.”

 

Diğer marka elçileriyle buluşmaya dair ne düşünüyorsunuz?

“Birlikte çekimlere katılmak çok hoş oldu. Diğer kadınları tanımak ve onlarla şakalaşmak çok keyifliydi.”

 

OMEGA ile yaptığınız iş birliğiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?

“OMEGA ile ilk reklam kampanyamın çekimini hatırlıyorum. Saatlerin olağanüstü olduğunu düşünmüştüm. Marka, mükemmeliyete dair inanılmaz bir bağlılığa sahip ve ben bunu defalarca gözlemledim. Bu ailenin bir üyesi olduğum için kendimi çok şanslı görüyor ve bununla gurur duyuyorum.”

 

Saatlerle olan bağınız nasıldır?

“Ben genellikle duygusal bağlar kurarım. Saatler onları armağan eden kişi nedeniyle, yaşadığım bir şey nedeniyle veya hayatımın belirli bir dönemini simgelemeleri nedeniyle bir anlam taşımaya başlar. Böylece benim için daha değerli hale gelirler.”