Kış mevsimini tanımlarken hangi ifadeleri kullanıyoruz, “Kışlar sert ve soğuk geçer… ” Soğuk mevsim, sert rüzgarlar, kuru hava da cildimizin kalkanına zarar verir; bakımını ihmal edersek tahribata neden olur. Aslında hepimiz mevsim geçişlerinde cildimizde meydana gelen değişimleri deneyimleyerek görüyoruz. Özellikle kış mevsimine geçişte, kimi ciltler diğerlerine göre daha fazla zarar görüyor, kimileri geçişin etkilerini daha az hissediyor. Ancak ne olursa olsun her cilt tipinin kışı en az zararla atlatması azami ihtimam ve ilgiye ihtiyaç var. Ne yazık ki en çok da kuru ciltler etkileniyor kış mevsiminden. Çünkü cilt, tıpkı doğa gibi kurumaya başlıyor, dolayısıyla kuru ciltler daha da kuruyor. Cilt, bu sert etkilerden dolayı, fizyolojik reaksiyonlarını gösteremez hale geliyor ve koruyucu bariyeri hasar görüyor. Ağaçlar yapraklarını nasıl döküyorsa cildimiz de kurudukça pul pul döküntüler, hatta bazı ciltlerde irritasyona varan kızarıklıklar, yanma hissi gibi rahatsızlıklar yaratabiliyor. Yağlı ciltler, diğer cilt tiplerine göre biraz daha şanslı olsalar da onların da özel bir kış bakımına ihtiyacı var. Çünkü çetin hava şartlarının yanı sıra azalttığımız su tüketim miktarı da cildimizin olumsuz etkilenmesinde önemli bir faktör. Önerim; kendinizi bakım için uzmanlara emanet ederken, su tüketimini de artırarak hücrelerin daha fazla su tutmasını sağlamanız. Hep söylediğim gibi cildinizin sağlıklı ışıldaması için tüm gereklilikleri yerine getirmeliyiz. Ben kış dönüşü cildini canlandırmak için üç aşamalı bir program öneriyorum:

1. AŞAMA: PEELING

İşe peeling ile başlamak gerekiyor, çünkü ciltte biriken ölü hücreler cildi matlaştırır, cilt canlılığını yitirir, eğer cilt yağlıysa dolan gözenekler sivilce ve akneye neden olabilir. İlk adımda peeling yapmak çok önemlidir. Cilt bir döngü içinde ölü hücrelerinden temizlenmeli. Evde haftalık yapacağınız peeling işleminin yanı sıra profesyonel olarak da cildin ihtiyacına göre belirli aralıkta peeling yaptırmak cildi rahatlatacaktır. Cilt tipine göre hazırlanmış kimyasal peeling’lerle (AHA, salisilik, glikolik asit, milk peel gibi) kolajen ve elastin doku uyarıldığı için cilt ölü hücrelerinden arınırken, akne ve sivilce izlerinin görünümü düzelir, yüzeysel lekelerde ve ince kırışıklarının görünümünde de iyileşme sağlanır, cilt nemini ve elastikiyetini geri kazanır. Peeling’ler günlük ev bakımında haftada bir kez, profesyonel olarak 4-6 hafta arasında uygulanmalıdır.

2. AŞAMA: NEMLENDİRME

Peelingler kadar önemli bir adım da cildi bariyerini güçlendirmek için nemlendimektir. Günlük bakım rutininde krem kullanmak, haftada bir ya da 10 günde bir nem maskesi yapmak özellikle kış mevsiminde ve özellikle bahara geçişte cildiniz için yeterli olmayabilir. Cildin kaybettiği nemini kazanması için ayda bir kez profesyonel bakım yaptırmak cilde iyi gelecektir. Temizleme, yenileme, nemlendirme ve antioksidan korumanın yapıldığı aşamaları ile komplike bir bakım ile cildinizi neme doyurabilirsiniz. Cilt bakımları ile cildin nemini ve elastikiyetini geri kazandırıp canlandırılmasında, yüzeysel lekeler, güneş lekeleri, sivilce-akne, tıkalı ve genişlemiş gözenekler, yağ butonları, siyah noktaların, ince kırışıklıkların iyileştirilmesinde, yağlı ciltlerde sebum (yağ) dengesinin sağlanmasını sağlayabilirsiniz. Bunun yanı sıra kimi ciltleri içerden de desteklemek gerekebilir. Bu noktada ciltte doğal halde bulunan hyaluronik asiti takviye etmek, cildin nem tutma kabiliyetini artırmak için nem aşılan yapmak, somon DNA, hyaluronik asit ve amino asitler, peptitler içeren uygulamaları kür olarak uygulamak, cildi en alt katmanlarından başlayarak etkili bir şekilde nemlendirir. Cilt yaklaşık altı aya kadar parlaklığını, elastikiyetini koruyabilir hale gelir. Etkin sonuç alabilmek için bu uygulamaların belirli aralıklarda tekrar edilmesinde fayda var.

3. AŞAMA: MEZOTERAPİ

Bunun yanı sıra son döneme danışanlarıma önerdiğim ekolojik sertifikalı, hyaluronik asit bazlı, ektin sonuç aldığım ve cilde yüzde 100 uyumlu olan bir uygulamadan da bahsetmek isterim. Dolgu olarak nitelendirdiğimiz ancak cilde nem vermek için de kullandığımız bu ürünler, çok elastik bir yapıya sahip olduğu için mimiklerle birlikte hareket eder. Uygulama sonrası cildinizin altında dokulara yayılarak cildinizde lifting etkisi yaratır. Etkisi anında görülür ve cilt üzerindeki etkileri de 6-9 ay arasında devam eder. Cildin durumuna göre kür olarak ya da botoks uygulaması gibi cildin ihtiyacına göre uygulanabilir. Ancak uzun süreli etki sağlaması için 3-4 ayda bir, 3-4 seanslık kür sonrasında dolgunun ciltte yapacağı aydınlanma, lifting etkisini maksimize edecektir.

Son olarak şunu söylemek isterim: Vücudumuz da en az yüzümüz kadar kış mevsiminden etkilenir. Kalın kıyafetlerin altında havasız kalan vücut derimiz, soğukların ve sert rüzgarların etkisiyle kurur. Sıcak su yerine ılık suyla yıkanmak, duş yapmak derimize daha iyi gelecektir. Özel vücut peelingleri ile tıpkı yüzünüzde olduğu vücudunuzu ölü hücrelerden arındırmak ve nemlendirmeyi ihmal etmeyin!