Avustralyalı genç modacı tasarımcısı Dion Lee, geçtiğimiz gençnlerde İstanbul’daydı. Kendisiyle keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Bu, İstanbul’a ilk gelişiniz mi?

Hayır, iki yıl önce de İstanbul’a gelmiştim. İş ile tatili birleştirdiğim bir geziydi. Moda markam Türkiye’de Harvey Nichols’da satılacaktı. O yüzden davet edilmiştim. Gelmişken biraz İstanbul’u gezme fırsatım oldu. Bir de Kapadokya’ya gittim. Çok etkileyiciydi.

Şimdi niye geldiniz İstanbul’a?

Bu sefer daha çok iş için buradayım. İstanbul Moda Filmleri Festivali’ne davet edildim. Sadece birkaç gün kalıp ayrılacağım.

Kendi adınızı taşıyan markanızın kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

Avustralya’da moda okudum. Mezun olur olmaz da moda markamın lansmanını yaptım. Aslında bu bana da sürpriz oldu diyebilirim. Beklenmedik birşeydi. Okuldan mezun olurken hazırladığım koleksiyon, moda basınından büyük ilgi gördü, çok beğenildi.

Modaseverler koleksiyondaki parçaları satın almak istediler. Ben de böylece kendi adımı taşıyan markamı piyasaya sundum. Marka, kısa sürede uluslararası ilgi de gördü. Satışlar iyi gidince, benim için de ciddi bir iş haline geldi.

Sizin için ne zaman uluslararası bir iş haline geldi?

Markamın lansmanını yaptıktan birkaç sezon sonra Londra Moda Haftası’na katılmaya başladım. Ama ticari olarak Amerikan pazarından daha fazla ilgi görmeye başlayınca, New York Moda Haftası’na katılmaya başladım. Sonra da NewYork’a taşındım.

Avustralya’da nerede doğup büyüdünüz?

Sydney kentinde doğup, büyüdüm. Avrupa ve Amerika standartlarında küçük bir şehir sayılır. Moda pazarı çok daha küçüktü ve olan biten çok daha az şey vardır.

Uluslararası pazar olarak neden Londra Moda Haftası’nı seçtiniz?

Londra’da sadece iki sezon defile yaptım. Sonrasındaysa NewYork Moda Haftası’nda defile yapmaya başladım. Bunun en büyük nedeniyse, büyük parekendecilerin tasarımlarımı satmak istemesiydi. Kısa bir süre sonra da New York’a taşındım.

NewYork’ta yaşamak hoşunuza gidiyor mu?

Şehrin hareketli oluşu, enerjisi hoşuma gidiyor. Sydney’e çok sık gidiyorum. Bu iki farklı şehir arasındaki dengeyi koumak bana iyi geliyor.

Kendinizi şanslı olarak tanımlar mısınız?

Kendimi şanslı görüyorum. Ama daha çok zor olanı başarmış olmanın gururunu yaşıyorum. Avustralya’da sekiz mağazam var. Benim için gelecek adım, New York’ta kendi adımı taşıyan bir mağaza açmak olacak. Bugünlerde bununla ilgileniyorum. Yakın zamanda gerçekleştirebilirim.

Kış koleksiyonunuzu anlatır mısınız?

Sonbaharve Kış 2017/18 koleksiyonumda dokularüzerine çeşitlemeler yaptım. Kadife kumaşlar, patchwork desenler ve askeri detaylar koleksiyonda dikkat çekiyor. Bu askeri detaylara rağmen son derece feminen bir koleksiyon söz konusu…

Yaz 2018 koleksiyonunuzdan da bahseder misiniz?

Yaz koleksiyonum çok daha hafif parçalardan oluşuyor. Atletik detaylara sahip, erkeksi çizgiler taşıyan bir koleksiyon bu. Yaz için ayrıca, bir mayo koleksiyonu da hazırladık. “City and Surf” (Şehir ve Surf) ya da Sydney ve New York olarak da adlandırabiliriz bu iki koleksiyonu. Benim için büyük önem taşıyan bu iki şehri simgeleyen iki koleksiyon bu…

Markanızı tercih eden ünlüler kimler?

Kate Blanchett, Charlize Theron gibi ödüllü oyuncular, Kendall Jenner, Cara Delevigne ve Gigi Hadid gibi topmodeller… Aklıma ilk gelen isimler bunlar.

Markanızdan giyinenler, nasıl özelliklere sahip kadınlar?

Sofistike ve kendine güvenen kadınlar benim tasarımlarımı tercih ediyor. Ve giydiklerini de güvenle taşıyorlar.

Türk moda tasarımcılarını biliyor musunuz, tanıştınız mı?

Buradayken Gökay Gündoğdu ile tanıştım ama onun dışında herhangi başka bir Türk moda tasarımcısıyla tanıştığımı söyleyemeyeceğim.

Türk kadınların moda anlayışıyla ile neler söyleyebilirsiniz?

Siyah rengi tercih ettiklerini gözlemledim. Ayrıca deri de sevdiklerini söyleyebilirim. Sofistike bir moda anlayışları var. Ancak klasik bir tarzları olduğu da kesin.

Bugüne kadar hangi ünlü kadınları giydirdiniz?

Bugüne kadar pek çok ünlü kadın benim tasarımlarımı giydi. Özellikle de sahne kostümleri tasarlamayı seviyorum. Son olarak genç şarkıcı Selena Gomez’in yeni albümünün turu için kostümler tasarladım. Sonuçtan ben de Selena da memnun kaldık.

Moda koleksiyonlarınız için nelerden ilham alırsınız?

Gezmeyi çok severim. Genellikle de gezdiğim, gördüğüm yerlerden ilham alırım. Dünyanın farklı yerlerinde insanlarfarklı giyinir. Bu her zaman benim için ilham kaynağı olmuştur.

Bugüne kadar en çok hangi ülkeden ilham almışsınızdır?

Japonya. Bu ülkenin tasarım ve kültürü inanılmaz. Ayrıca çokda güzel bir ülke…