Afrika’nın batı kıyısındaki, kıtanın en küçük ülkelerinden Ekvator Ginesi, kıyı şeridi ile açıklarındaki iki adadan oluşur. Bu adalardan biri olan Biako’da bulunan Malabo, işte bu bir milyondan az nüfusa sahip küçücük ülkenin petrol zengini başkenti.

Batı Afrika sahilinde, Gabon ile Kamerun’un arasında küçük bir ülke Ekvator Ginesi. Bir İspanyol sömürgesiyken 1968 yılında bağımsızlığını elde ettikten sonra en kalabalık şehir olan Bata değil de, Atlas Okyanusu’nda yer alan Biako Adası’ndaki Malabo şehri başkent seçilmiş.

Biako Adası, Hindistan’ı bulmak için denizlere açılan, Portekizli denizci kâşif Fernâo po Do tarafından, İstanbul’un fethinden 19 sene sonra, 1472 yılında keşfedilmiş.

Atlas Okyanusu’nda Afrika’nın batı kıyılarında Ekvator Ginesi’nin bir parçası olan 70 kilometre uzunluğunda ve sadece 2 bin 17 kilometrekare alana sahip bu küçük ada, komşu devlet Kamerun kıyılarındansa 32 kilometre uzaklıkta.

Adada, Portekiz egemenliği, sonrasındaysa yaklaşık 2 yüzyıl süren İspanyol egemenliği hüküm sürmüş. Adında Ekvator bulunmasına rağmen, toprakları Ekvator çizgisinde yer almayan Ekvator Ginesi’nin, toplam 54 devletin bulunduğu koca ve yaşlı kıta Afrika’da resmi dilleri İspanyolca, Fransızca ve Portekizce. Hatta resmi dili İspanyolca olan tek Afrika ülkesi olduğunu söyleyebiliriz.

1990 ortalarından itibaren zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarının bulunmasıyla dünyanın en büyük petrol şirketlerinin ilgisini üzerine çeken Ekvator Ginesi, Batı Afrika bölgesinde, giderek istikrar ve güvenlik sembolü olarak gösterilen dikkat çekici bir ülke haline geldi. Petrol ve doğalgaz zengini olan kent, merkeze 3 kilometre uzaklıktaki, Santa Isabel Uluslararası Havalimanı aracılığıyla dünya ile bağlantı sağlıyor. Ayrıca Afrika’ya düzenli olarak günlük uçuşlar yapılıyor. Anakaradaki Bata’ya uçuş süresi 30 dakika. Komşu başkentler Douala (Kamerun) ve Libreville (Gabon) ile Malabo Limanı’ndan gerçekleştirilen feribot seferleri ile başkente deniz yoluyla da ulaşılabiliyor. Malabo küçük bir kent olmasına karşın, Afrika ve İspanyol lezzetleri yanında dünya mutfaklarından da çeşitli lezzetler sunan restoranlara ve kafelere sahip.

Malabo’nun tarihi bölgesinde, İspanyol koloni dönemine ait bir mimariye sahip binaların yer aldığı sokaklar, turistler için yürüyüşe çok uygun. Bu arada şehir, diğer Afrika ülkeleri ile kıyaslanmayacak derecede temiz ve güvenli. Kentin merkezi olan Avenida de la Independencia’da, okyanus ve liman manzarasına hâkim olan başkanlık sarayı yer alıyor. Kent, sömürge yıllarından kalan, İspanyol tarzı birçok binaya ev sahipliği yapıyor. Bunlar arasında görülmeye değer olanların başında Adalet Sarayı geliyor. Alan çevresinde kurulu renkli ve şirin tezgâhlarda turistik eşyalar satılıyor.

 

DOĞAL GÜZELLİKLER

Adayı keşfetmek ve volkanik manzarayı daha yakından görmek için, yanardağ turları bulunmaz bir fırsat yaratıyor. Milli Park içinde yer alan, 3 bin 12 metre yüksekliğindeki Pico Basile Yanardağı ve Pico Malabo Yanardağı’nın düzenli yürüyüş yollarında adımlamak ve tırmanma noktalarını takip ederek panoramik manzarayı izlemek çok ilginç ve maceralı bir deneyim sunuyor. Sönmüş yanardağların, krater gölleri olan Loreto ve Lago gölleri, tüm ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor. Krater göllerinin çevresinde yer alan, son derece bakir yağmur ormanları, yaban hayatının doğal güzelliklerinin yanı sıra olağanüstü biyolojik konumuyla da burada, gerçekten tüm Afrika’da dikkat çeken önemli noktalardan birini oluşturuyor.

Ormanlık alan, 50’nin üzerinde benzersiz bitki türüne ve çok sayıda Ceiba Ağaçları’na ev sahipliği yapıyor. Kuru sezonda, yağmur ormanlarının içinde binlerce kelebek dolaşıyor. Yaklaşık 200 kuş türü, 3000 metre yükseklikte volkanik zirvelerde uçuyorlar. Göl çevresindeki ormanlarda balıkçıllar, küçük batağanlar, akbabalar, bukalemunlar, iguanalar, Afrika’ya özgü kuşlar olan Turacos’lar, küçük antiloplar olan Duikerler ve 7 ayrı maymun türü yaşıyor

Deniz kaplumbağaları yumurtalarını bırakmak için her yıl adanın güneyindeki, siyah kumlu Ureca Plajı kıyılarına geliyor. 1996 yılından bu yana Los Amigos adlı bir İspanyol grup, yumurtlama mevsiminde düzenli olarak adaya geliyor ve burada görevlendirdikleri yerlilerle birlikte yumurtaları koruma altına alıyorlar.

Adanın güneyinde, deniz seviyesinden yaklaşık 1.200 metre yükseklikte, Mako Köyü yakınlarında, adanın bitki örtüsü ile adada yaşayan hayvanları incelemek için çeşitli araştırma projelerini yürüten Yaban Hayatını Araştırma Merkezi bulunuyor. Sömürge döneminde İspanyol bir aile için Bask stilinde yapılmış bina, şimdilerde eğitim ve araştırma laboratuvarı ve depolama alanı olarak görev yapıyor. Mako Köyü son yıllarda tarıma elverişli zengin toprakları içermesi ve ılıman iklimi nedeniyle cazip bir tarım alanı haline gelmiş. Çevrede ada halkını ağırlıklı olarak oluşturan ve geçmişi iki bin yıl geriye giden Bubi krallarına ait eski mezarların yer alması, bölgeye mistik bir hava veriyor.

MALABO’DA GÖRÜLECEK YERLER

SANTA ISABEL KATEDRALİ : İspanyol Meydanı’nın batı bölümünde yer alan bu kayısı rengi bina, mimari olarak ülkenin en etkileyici binası olarak kabul ediliyor. Mimarı Llairado Luis Segarra’nın Antonio Gaudi’den etkilendiğini söyleyebiliriz. Katedral, 1897-1916 yılları arasında inşa edildi. Mimarisi ve tarihi dokusuyla göz kamaştıran katedral, yakın zamanda restore edildi.

MALABO KÜLTÜR MERKEZİ : Ülkenin başkenti ve ikinci büyük şehri Malabo’da yer alan sömürge döneminden kalma bir yapı olan Malabo Kültür Merkezi, galeri alanı ve performans sahnesiyle pek çok kültürel ve sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

EKVATOR GİNESİ MODERN SANAT MÜZESİ : Afrika kıtasının çağdaş ve geleneksel sanat eserlerinin sergilendiği Ekvator Ginesi Modern Sanat Müzesi, Malabo şehrinde bulunuyor. Sanatsal ve kültürel gezilerden hoşlananlar, bölgenin en etkileyici eserierini görmek için bu müzeye uğrayabilir.

MALABO ULUSAL PARKI : Bioko Adası’nda bulunan Malabo Havaalanı’na komşu olan bu yeni park, 870 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş. Parkın içerisinde restoranlar, spor merkezleri, çocuklar için eğlence imkanları, su sporiarı yapabildiğiniz bir göl ve sanat glerisi bulunmaktadır.

 

EKONOMİ

Ekvator Ginesi, 1990’lann ortalarında keşfedilen petrol rezervleri ile Sahra altı Afrika’nın en büyük petrol üreticilerinden biri konumunda. Ülke, Afrika kıtasının en hızlı büyüyen, en fazla yabancı sermaye çeken ve kişi başı gelir bakımından en zengin ülkelerindendir. Petrol geli d erin in GSYİH içindeki payı %90, ihracat gelirleri içindeki payı ise %97 civarındadır. Nüfusun çoğunluğu tanm ve ormancılıkla uğraşmakta ve başta kahve olmak üzere çeşitli meyve, sebze ve tahıl ürünleri yetiştirmektedir. Tarımsal ihraç ürünlerinin en önemli kalemi kakaodur. Rio Muni bölgesindeki kahve ve tropikal kerestesinin önemi giderek artmaktadır. Dış ticaretinin dörtte üçü İspanya ile gerçekleştirilmektedir.