Rusya-Ukrayna savaşıyla içinde bulunduğumuz bölge dikkatimizi çekmeye başladı. Nahçıvan, 400 bin kişilik nüfusuyla haritada yeri zor bulunan Azerbeycan’a bağlı küçük özerk bir cumhuriyet ve sınır komşumuz…

Azerbaycan’a bağlı özerk bir cumhuriyet olan Nahçıvan’ın başkenti de ülkeyle aynı adı taşıyor. 1995 yılında Azerbaycan Parlamentosu’nda alınan kararla iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Azerbaycan’a bağlı özel bir statüyle kuruldu. Azerbaycan’ın bayrak ve para birimini kullanıyor. Para birimleri Manat ve oldukça değerli. 1 Manat 0.59 USD ve 0.53 Euro. Azerbaycan’a bu kadar bağlı olmasına rağmen, Ermenistan’ın oluşturmuş olduğu tampon bölge nedeniyle Azerbaycan ile kara sınırı bulunmamakta. Kuzeyde Ermenistan, güneyde İran ve batıda 17 kilometrelik kara sınırı ile Türkiye sınır komşularını oluşturmaktadır. Nahçıvan Koridoru, 2020 Dağlık Karabağ Savaşı’nın Azerbaycan tarafından kazanılmasının ardından Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan ateşkes antlaşmasının 9. maddesi gereğince Azerbaycan ile ‘eksklav’ parçası olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında bağlantıyı kuracak olan koridordur.

Atatürk’ün ‘Türk’ün kapısıdır’ dediği Nahçıvan, Türkiye ile Türk Devletleri arasında irtibatı sağlayan adeta bir köprü gibidir. Türkiye ile 17 kilometre uzunluğundaki sınırı oluşturan toprak parçasının da ilginç hikâyesi bulunmaktadır. Sınırı oluşturan toprak parçası, İstiklal Savaşı döneminde Mustafa Kemal Atatürk tarafından İran’dan altın para ödenerek alınmıştır.

Mali konularda Nahçıvan’a Azerbaycan hükümeti destek olmakta, ülke yaklaşık 1 milyar dolarlık GSMH’ya sahip. Ülkede yabancı misyon şefliği olarak sadece Türkiye ve İran’ın Baş Konsoloslukları bulunmaktadır.

Yüzölçümü 5.502,73 km2 olan Nahçıvan, Azerbaycan’ın yaklaşık yüzde 6,3’ünü oluşturur. Oldukça dağlık bir yapıya sahiptir ve zengin maden suyu, soda ve tuz kaynakları bulunmaktadır.

NAHÇIVAN’IN ŞEHİRLERİ

Başkent Nahçıvan… 72 bin nüfuslu, Bakü’ye 536 km uzaklıkta. Şerur 100 bin nüfuslu ve başkentten büyük, Babek 70 bin, Ordubad 44 bin, Culfa 40 bin, Kangarlı 27 bin ve Şahbuz 22 bin nüfusa sahip diğer şehirleridir.

Ordubad, daha çok yeşillik ve meyvesiyle ünlü bir yerleşim. Anlatılanlara göre Ordubad limonunun bir tanesi 40 liraya bile satılıyormuş. Susuz bir limon ancak, kokusu ile ünlü. Hatta bir rivayete göre sınır kapısı açılmadan önce Nahçivan’da Ordubat limonu kesilince Karslılar, “İşte Nahçivanlılar yine limon kesiyorlar” derlermiş. Anlayacağınız o kadar keskinmiş kokusu.

Culfa, bir sınır şehri. Ortasından Aras Nehri geçiyor. 1828’de Rusya-İran Savaşı’ndan sonra Aras Nehri sınır oluyor. İranlılar da Ruslar da şehirlerine Culfa demeye devam ediyor. Savaş öncesi aynı şehirde yaşayan akrabalar savaş sonrası farklı ülkelerde yaşamak zorunda kalmış. Her sınırda gördüğümüz dram burada da karşımıza çıkıyor.

Batabat, Trabzon Uzungöl’ün minyatürü gibi bir gölet. Dağdan gelen tatlı suyla oluşmuş bir göl. Mesire yeri olarak pek popüler. Gölette bir de yüzen ada var. Anlatılanlara göre savaş zamanı Ruslar buraya geldiklerinde akşam vakti dinlenmeye geçtikleri sırada tanklarını o esnada karaya bitişik durumda bulunan adaya bırakmışlar. Sabah kalktıklarında tankı göletin ortasında bulmuşlar. Tekrar tankı alabilmek için kara parçasının oraya tekrar gelmesi için birkaç gün beklemek zorunda kalmışlar.

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin sahip olduğu tüm devlet simgeleri Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti için de kabul edilir. Azerbaycan bayrağından farklı bir Nahçıvan bayrağı olmamış. 1918 yılında Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti döneminde kabul edilen Azerbaycan bayrağı olarak kullanılan, mavi, kırmızı ve yeşil renkli bayrak Nahçıvan’da 1988 yılında ilk kez kullanılmış ve 1990’lı yılların başında Nahçıvan’ın resmi bayrağı olarak kabul edilmiştir.

Burada konuşulan Azerice, öz Türkçe, biraz Farsça ve biraz da Rusça’nın etkisinde kalmış bir dil.

Nahçıvan ile Türkiye arasındaki bağlantı karayolu ile, Türkiye tarafında Iğdır – Dilucu, Nahçıvan tarafında ise Sederek gümrük kapılarından sağlanmaktadır. Ayrıca İstanbul’dan Nahçıvan’a THY’nin direkt uçuşları bulunmaktadır. THY ile artık haritada yeri aranan ülke değil, doğal güzellikleri, mimarisi, manevi ve tarihi dokusuyla gidilmesi gereken güzel, şirin bir ülkedir Nahçıvan…

Nahçıvan’da en çok dikkatimi mezarlıklar çekti. Mezarlıkların üstünde gölgelikler vardı ve her mezar taşında meftanın resmi bulunuyordu. Ellerinde çiçekleriyle gelen ziyaretçiler öyle çoktu ki… Aklıma ‘Ölüye saygısı olmayanın diriye de saygısı olmaz’ atasözümüz geldi.

Tüm binaların duvarlarında bulunan iki renkli boru dikkatimi çekti. Adeta mavi ve sarı renkli borularla çevrilmiş ülke. Sarı doğalgaz, mavi su. Evlerin dışından sarı doğalgaz boruları ve mavi su boruları geçiyor. Doğalgaz ucuz, sudan da devlet para almıyor.

Bir başka değişik uygulama da müze, hastane ve işyerleri ayakkabılar çıkarılarak terlik giyilerek geziliyor.

Satrancı çok seviyorlar. Satranç için bütün şehirlerde kurulan Şah Mat Merkezleri bulunuyor.

Ülkeyi yeşillendirebilmek için şirket ve kurumların ağaçlandırdıkları yerler var. Cumartesi günleri o kurumda ya da şirkette çalışanlar gelip ağaçlık alanın bakımını ve sulamasını yapıyor. Böylece hem ülkenin yeşil alanı artarken hem de çalışanlar arasında sosyal bir aktiviteyle birbirlerine bağlılıkları artırılmış oluyor.

ALİYEVLER’İN MEMLEKETİ

Azerbaycan için Nahçıvan’ın önemi büyük. Eski liderleri baba Aliyev, Nahçıvanlı ve buranın kalkınması için desteğini hiç esirgemedi. Oğlu da babasının izinde. Nahçıvan’da çok modern, lüks cam giydirme binalar var. Yönetim, binaların dışlarının güzel olmasını şart koşarmış. Ama öte yandan o lüks binaların yanında üstleri saç kaplı, avlulu, tuvaletleri dışarda hayat evi dedikleri evler de var..