“Histoires de Parfum” ün 12 parfümünün yaratıcısı, bize en yeni 2 parfümünü 1876 Mata Hari ve 1725 Casanova`nın öykülerini anlattı.

FASHION&TRAVELBize parfümlerinizden söz eder misiniz? Gerald Ghislain parfümlerinin arkasındaki hikaye nedir?
GERALD GHİSLAİN: İnsanların hayal gücünü harekete geçiren öyküler yaratmayı seviyorum. Ama bir yazar olmadığımdan sözcükler yerine kokuları kullanıyorum. Esanslar benim mürekkebim! En büyük önceliğim Fransız parfüm endüstrisinin uzmanlık ve tutkusunu temsil etmek ve yaymak. Parfümlerde kullanılan malzemeler seçilirken tek kriter kalite. Nadir bulunan özelliklere sahip olan, sıradışı kalitede malzemeler seçtik. Ben parfümlerimin tende kalıcı olup kişiliklerini yaymalarını isterim. Bazıları hafif esanslı parfümler yapar, ama ben asla. Ben müşterilerimin parfüm kullanımını tam anlamıyla bir tecrübe olarak yaşamalarını istiyorum. Sonuçta parfümü sadece kendimiz için değil çevremizdekiler için de kullanıyoruz. Hiç kimsenin koklayamadığı bir parfüm yaratmanın ne anlamı olabilir ki?

F&T :Nasıl burun oldunuz?
GG : Her zaman “güzel şeylere” ilgi duydum. Opera tutkumu annemden aldım ve yaşantım boyunca sevdiğim kadınlar beni modayla ve gerçek yaşama sanatıyla (Fart de vivre) tanıştırdılar. Güzellik günlük hayatı zenginleştirir. Günü tek başıma geçireceğim zaman bile giyimime dikkat eder, yemek için güzel bir tabak seçerim. Bu detaylar büyük fark yaratır, ideal bir çocukluk yaşadığım söylenemez- erken bir yaşta tüm ailenin sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldım. Tek avunma yolum hayal kurmaktı. Hep zengin olmayı hayal ettim, böylece her şey mümkün olacaktı. Ama en çok insanların yaşantısında bir fark yaratmak istedim. Aynı şekilde ve aynı sebeplerden dolayıi ama bu biraz zaman aldı. Çok genç yaşta geçimimi sağlamak zorunda kaldım. Aslında erken yaşta çalışmaya başlamak zorunda kalmak bir lütuf; erkenden geniş bir tecrübeye sahip oldum. Evde yemek pişirmek, menüyü hazırlamak ve sofrayı kurmak benim görevimdi, bunu yapmaya bayılırdım! Bu konuda değişmedim; misafirlerim için yemek yaptığım zaman kimse beni ortalıklarda göremez. Her detaya dikkat ederim, her şeyin kusursuz olmasını isterim! Böylece 22 yaşında şef oldum ve ilk restoranımı açtım. Daha sonra 1999`da eski bir hayalim olan parfüm işine başladım. ISIPCA`da eğ`tim gördüm ve kısa bir sure sonra da Histoires de Parfum`ün 12 parfümü yaratıldı.

F&T : Parfümlerinizi simgeleyen kişiliklere nasıl karar veriyorsunuz?
GG : Erkek parfümleri için Jules Verne, Casanova ve de Sade`yi seçtim çünkü onlar benim için önemli olan 3 temel öğeyi temsilediyorlar: seyahat, romantizm ve erotisizm. Her biri sıradışı kişiliklerinden dolayı seçildi. Kadın parfümleri için içgüdülerimi takip ettim ve büyüleyici kişiliklere sahip tanınmış güçlü kadınları seçtim. Mata Hari doğulu güzelliğinden ve gizeminden dolayı bariz bir seçimdi. Eugenie de Montijo baştan çıkarıcılığı ve fantaziyi temsil ediyor. Colette bana kendisi gibi canlı ve dolgun bir parfüm yaratmak için ilham verdi. Bir doğa ve özgürlük aşığı olan George Sand için çiçek ağırlıklı ama aynı zamanda da baharatlı bir parfüm yarattım.

Screen Shot 2015-02-12 at 02.33.05

F&T : Parfüm isimlerindeki sayılar neyi simgeliyor?
GC : Onlar parfümlerim için seçtiğim tarihi kişiliklerin doğum tarihleri.

F&T : Biraz da son iki parfümünüzü simgeleyen kişiliklerden bahsedelim. Casanova ve Mata Hari hakkında bize ne söyleyebilirsiniz?
GG : Margaretha Geertruida Zelle, Java`lı bir anne ve Hollandalı bir babanın kızı olarak Hollanda`da dünyaya geldi. Daha sonra egzotik kökenlerinden dolayı dansçı ve cariye adı olan ve Malay dilinde “günün gözü” anlamına gelen Mata Hari adını aldı. Mata Hari ismi büyüleyici güzelliği ve macera tutkusu sayesinde kendine sıradışı bir yaşam yolu çizen bu ünlü casus için uygun bir seçimdi. Bu sebepten çiçeklerin en heyecan vericisi olan baharatlı gül bu güzemli parfümün kalbinde yer alıyor. Oryantal ve çiçekli olan bu parfüm yasemin, frenküzümü ve misk karışımından aldığı çeşitliliği damıtarak ölümcül bir cazibe yaratıyor. Yeni erkek parfümü ise adını Giacomo Girolamo Casanova`dan alıyor. «Aşk nedir o halde? Bir hastalık ki her erkek her yaşta ona yatkındır» diyen bu keşiş, subay, yazar, bankacı, dolandırıcı, sihirbaz, piyade, casus ve diplomat her zaman Venedikli köklerini ön planda tutmuştur.

F&T : Parfümlerin özellikleri neler?
GG : Her Casanova amber ağacı ve ince odunsu nağmeleri ve limon ferahlığını birleştiren ve lavantanın zerafetiyle taçlanan bu eau de parfum`ün yoğun zeklere davetini hissedecektir. Baş döndürücü baharatlardan sıcaklığını ve tatlı meyvelerden de rengini alan Mata Hari 1876`nın merkezinde gül, tarçın ve sandal ağacı var. Güller çoğunlukla kırılganlığı ve duyarlılığı temsil eder. 1876`da Moldova gülü, tarçın ve sandal ağacını birleştirdik. Baharatlı gül Mata Hari`nin Asyalı kökenlerini temsil ediyor, sandal ağacı Asya`nın temel ağacını temsil ederken tarçın da mutfak kokusunu hatırlatıyor.

F&T : Bu parfümleri kimler kullanacak?
GG : Baştan çıkarıcı ve kadınsı olmaktan çekinmeyen kişilikli bir kadın: 1876 Mata Hari… Rafine, zarif ve çağdaş bir erkek: 1725 Casanova…

F&T : Eğer bir parfüm yaratıcısı olmasaydınız ne olmak isterdiniz?
GG : Ben risk almayı ve kendimi yeniden keşfetmeyi severim. En sevdiğim şey bir isteği ya da arzuyu kavramsallaştırıp onu bir fikir olarak şekillendirmek ve sonra da hayata geçirmektir. İşin yaratıcılık tarafında olmaktan hoşlansam da her projenin üzerinde uzlaşılabilir ve işlevsel olmasını ve başkalarını baştan çıkarmasını ve şaşırtmasını isterim. Bugüne dek bir şef ve bir parfümcü olarak bunu başardım. Ama eminim ki mecbur kalsaydım kendime başka bir yol da çizebilirdim.