Dünya tarihinin en ihtişamlı üç farklı imparatorluğuna ev sahipliği yapmış olan İstanbul, kuşkusuz dünyanın en ışıltılı kentlerinden biri… Vazgeçilmez doğal güzelliğine ek olarak 3000 yıldır süre gelen eşsiz mücevher geleneği, kuşkusuz bu ışıltıya katkıda bulunuyor. Günümüzde İstanbul’un mücevherleri dendiğinde akla ilk gelen markanın Gilan olması şaşırtıcı değil. Geçtiğimiz günlerde yeni koleksiyonlarını sunan, dünyaca ünlü isimlerin hem kırmızı halıda hem de çok özel davetlerde tercih ettiği Gilan, ilk günden beri sıra dışı tasarımlarıyla uluslararası mücevher dünyasında kendisine sadık bir hayran kitlesi yarattı.

Gilan’ın 1980 yılında Bursa’da kurulan 1,5 metrekarelik bir mağazadan, İstanbul’un ihtişamını yüksek zanaat teknikleri ve sıra dışı tasarımlarla buluşturan bir dünya markasına dönüşürken kadınların arzu nesnesi haline gelmesine yıllar içinde şahitlik ettik. Tutku, Gilan’ın DNA’sının odak noktasında yer alıyor. Saray’a kabul edilen paşalara özel üniformalarhazırlayan bir büyükannenin torunları olan Muharrem ve Ferhan Geylan kardeşlerin yüksek zanaat tekniklerine duydukları saygı ile olağanüstü mücevherlerin yaratılması için hissettikleri tutku bir araya geldiğinde ortaya Gilan’ın yarattığı eşsiz tasarımlar çıkıyor.

Gilan, mücevher sanatına gösterdiği saygıyla, nesilden nesle geçen Saray Mıhlama Tekniğini kullanan son temsilciler olan ustalarla çalışıyor. İstanbul’u fetheden ve büyük bir vizyoner olan Fatih Sultan Mehmet’in I5.yüzyılda dünyanın en önemli mücevher zanaatkarlarını sarayına getirmesiyle başlayan bu geleneğe sahip çıkan marka, bu topraklarda hayat bulmuş zengin kütürün ve farklı kişiliklerin güçlü yansımalarını günümüzün çağdaş ve cesur tasarımlarını o dönemi yansıtan çok nadide tekniklerle üretiyor. Bu kadar ince bir el işçiliğine sahip mücevherlerin, birer sanat eserini andırması işte tüm bu nedenlerden tesadüfi değil.

İSTANBUL’A İTHAF EDİLEN LALE KESİM

İstanbul’a ve bu şehrin her bir noktasında kendini gösteren büyülüğü güzelliğini, tasarımlarının odak noktasında konumlandıran Gilan, kente olan aşkını, ismi tüm dünyada markayla özdeşleşen çok özel “tulip cut – lale kesimi” ile sembolleştiriyor. Bir döneme adını verecek kadar, İstanbullu yaşamla özdeşleşen ve aşkın sembolü olarak kullanılan lale, 2i.yüzyılda bu kez mücevherde kendisini bir kez daha kadınlarla bir araya geliyor.

Herzaman kusursuz mücevheri, kadınlarla buluşturmayı amaçlayan Gilan, tüm tasarımlarında en kaliteli taşları kullanıyor. Kağıdın üzerindeki hayallerin gerçeğe dönüşürken en muhteşem etkiyi yaratabilmesi için alışılmışın dışında kombinasyonlar yapmaktan çekinmiyor. Nadir bir yakut ya da safirin olağanüstü emekler sonucunda büyülü yolculuğunu tamamlayıp, eşsiz bir mücevhere dönüşmesi esnasında çok özel bir çalışma süreci takip ediliyor. Yüksek mücevher koleksiyonlarında yer alan bazı parçalar için bazen 1 yıl ya da daha uzun süren bu süreçte mücevher ustaları çok büyük bir özveriyle tasarımcıların hayallerini birer sanat eserine dönüştürüyor.

Yüksek zanaatkarlık becerisine sahip mücevher ustaları, Gilan’ın çağdaş dünyanın modern kesimlerini İstanbul’un ihtişamlı geçmişiyle buluşturan 21. yüzyılın sanat eseri niteliğindeki bu nadide tasarımların ardında çok uzun çalışmalar bulunuyor. Bu nedenle markanın mücevherlerini gördüğünüz an Gilan imzası taşıdığını kolaylıkla anlayabiliyorsunuz.


KRALİYET AİLELERİNİN MÜCEVHERCİSİ

Kraliyet Ailelerinin mücevhercisi olarak tanınan Gilan, “celebrity”lerin de hem kırmızı halıda hem de günlük hayatlarında sıklıkla tercih ettikleri birmarka olarakgöze çarpıyor. Michele Obama’nın Gilan’ın imzası olan Çintemani küpeleriyle arzı endam etmesinden Rihanna, Kate Fludson, Taylor Svvift, Alicia Keys, Amber Fleard, Drevv Barrymore, Salma Flayek, Lucy Liu, Penolope Cruz, Madonna, Celine Dion, Kendall Jenner, Bella Hadid, Katy Perry, Nicole Kidman gibi sonsuz ünlüye uzanan bir hayran kitlesi markanın koleksiyonlarının tutkunları arasında yer alıyor.