Kurduğu Ladonna Estetik Klinikleriyle 25 yıldan fazla bir süredir Türkiye’de güzellik sektöründe hizmet veren Hatice Yılmaz’ı konunun duayeni olarak tanımlasak yanlış olmaz. Son olarak dünyaca ünlü Environ markasının da Türkiye distribütörlüğünü alan Hatice Yılmaz ile sektörü konuştuk.

Bağdat Caddesi’nde oturduğum 1990’l yıllarda caddenin karşısındaki Ladonna Estetik tabelası hep dikkatimi çekerdi. Bugün 25 yıldır işin içindesiniz. Herşey nasıl başladı?

Biz Ladonna Estetik olarak tam 25 yıldır Estetik ve Güzellik alanında hizmet veren bir kurumuz. Ama benim Ladonna’dan önce Bağdat Caddesi’nde 1977 yılında çalışmaya başladığım ve 1988 yılında evlenene kadar sürdürdüğüm, ailemin sahip olduğu sağlıklı yaşam, spor merkezi ve aynı zamanda bir spa’sı olan bir işletmemiz vardı. Ben oranın yöneticiliğini yaptım. Dolayısı ile ben gençliğimden beri sağlıklı nasıl yaşanırı ciddi bir iş ve aynı zamanda bir hobi gibi yaptım. Daha sonra evlenip, Amerika’ya yerleştim.

Amerika’daki yıllarınızdan bahseder misiniz? Orada aldığınız bir eğitim de var sanıyorum…

Amerika’ya yerleşmemin nedeni eşimin Amerika’da kanser araştırmaları üzerinde çalışan bir bilim adamı olmasıydı. Eşimin de desteğiyle, ben de Türkiye’de yaptığım iş ve geleceğe dönük planlarım gereği kozmotoloji dalında sertifika programlarına katıldım. İlk başta amacım Amerika’da bu işi yapmaktı, fakat kızım doğduktan sonra Türkiye’ye döndüm. Aldığım eğitim bana Türkiye’de bu işin kapılarını açtı.

Bağdat Caddesi’ndeki ilk Ladonna’dan çok kısa süre sonra ikinci şubeyiaçtınız… Sonra üçüncü geldi… Kısa sürede yakaladığınız bu başarıyı neye borçlusunuz?

1993 yılında Türkiye’ye döndükten sonra farklı bir şey yapmak istedim çünkü burada gördüğüm örnekler daha çok güzellik salonları, tek tip çalışan yerlerdi. Fakat ben öyle yapmak istemiyordum. Nasıl yapabilirim diye düşünmeme gerek kalmamıştı çünkü Amerika’da örneklerini görmüştüm ve ilk merkezi Türkiye’de çok örneği olmayan, bölgesel zayıflama programları, spor salonu, cilt ve vücut bakımları bulunduran bir merkez açtım ve tüm bu çalışmaları uzman doktorlarla (plastik cerrah, dermatoloji uzmanı) birlikte yapmaya başladım. Dört yıl içerisinde dört şube açtık (Bağdat Caddesi, Etiler, Bakırköy, Erenköy). Bu sağlık bakanlığının güzellik merkezlerini polikliniğe dönüştürme kararına kadar devam etti.

Ladonna Estetik Merkezleri ne zaman klinik oldu?

2007 yılında sağlık bakanlığı güzellik merkezlerini polikliniğe dönüştürmeye karar verdi. Biz de bu karara uyduk ve merkezlerimizi 2007 yılından itibaren polikliniğe dönüştürdük.

Şimdi klinik olarak hastalarınızın hangi ihtiyaçlarına cevap verebiliyorsunuz?

Biz Ladonna olarak 25 yıldır genç, güzel, bakımlı ve sağlıklı olmak isteyen danışanlarımıza istekleri ve en önemlisi ihtiyaçları doğrultusunda Dermatoloji, Plastik Cerrahi, Medikal Estetik, Güzellik Merkezi, Spor Salonu ve Spa olarak hizmet vermekteyiz. Botox, dolgu, PRP, Işık Dolgusu, ÖrümcekAğı Estetiği, Mezoterapi,Vitamin Enjeksiyonları, Somon DNA, Lazer Epilasyon, Dövme silme, Lazer sistemleri ile Cilt Yenileme ve Gençleştirme, Altın iğneler, Karbon Peeling, LekeTedavileri, Gözaltı Dolgusu ve Morluk Tedavisi, Medikal Cilt Bakımları gibi tüm anti-aging uygulamaları Estetik Dermatoloji Kliniklerimizde uygularken aynı zamanda Plastik Cerrahi Kiniğimizde Göğüs Büyütme, Küçültme, Burun Estetiği, Lazer Liposuction, Karın Germe,Yüz Estetiği ameliyatları yapılıyor. Güzellik Merkezlerindeyse Zayıflama, Selülit Tedavileri, Vücut Bakımları, Cilt Bakımları uygulanıyor. Spor salonlarında Pilates, Yoga, Stretching ve Zumba mevcut.

Ladonna olarak neden sadece Anadolu yakasında hizmet vermeye karar verdiniz?

Ben ve ailem Anadolu yakasında oturuyoruz, takdir edersiniz ki Avrupa yakasına geliş gidiş trafiği çok zaman kaybettiriyor. Bu zamanı trafikte kaybetmektense işimizde daha verimli olabilmek için tüm şubeleri Anadolu yakasında topladık.

Geçen yıl ünlü Güney Afrika markası Environ’un da Türkiye temsilciliğini aldınız. Bu nasıl gerçekleşti?

Biliyorsunuz artık birinci hedefimiz sağlıklı biryaşam sahibi olmak. Sağlıklı biryaşam sürdürebilmemiz için doğru beslenmemiz ve spor yapmamız gerektiğini bilim insanları söylüyor. Aslında sağlıklı bir beden ve sağlıklı bir cilt bir bütün, işte bu noktada “Ömür boyu sağlıklı, güzel bir cilt” sloganı ile Environ’a ulaştık. Sonuçları başarılı, bilimsel çalışmalara dayanan, yurtdışında 74 ülkede kendini kanıtlamış fakat Türkiye’de bulunmayan prestijli bir ürün marka araştırması yaptığımda sonuçlar beni Environ’a götürdü. Çünkü cildin temel yapı taşının Avitamini olduğunu keşfetmiş ve bu vitamini aşamalı olarak cilde vererek tedavi eden başka bir ürün yokve araştırmalarım bize gösterdi ki, dünyada en başarılı plastik cerrah ve dermatologların tedavilerinde Environ’u tercih ediyorlar.

Ladonna da sizin kurucusu ve lideri olduğunuz bir aile işi aslında. Kızınız ve kızkardeşiniz de sizinle çalışıyor. Nasıl bir iş bölümünüz var?

Kızkardeşim Nesrin Yılmaz ile bu yola birlikte çıktık ve 25 yılda buraya kadar getirdik. Son iki senedir kızım Melodi Karabağ Aslan da bize katılarak gücümüze güç kattı. 1989 New York doğumlu olan Melodi, ilkokulu Türkiye’de, lise ve üniversiteyi Amerika’da okudu.University of Connecticut’da işletme ve Pazarlama okudu. Bir sene Amerika’da Keiler & Company’de pazarlama departmanında çalıştı, iki yıl önce Türkiye’ye döndü ve Environ markasının Genel Müdürü olarak bünyemize katıldı.

25 yıldır sektörün içinde olan biri olarak Türkiye’de sektörün gelişimini, geçmiş ve şimdiki sorunlarını paylaşır mısınız?

Türkiye’de estetik ve güzelik sektörü altın çağını yaşıyor. Sağlık turizminde öncü ülkelerden biriyiz. Artık bizim doktorlarımız dünyanın her yerinde eğitimler veriyorlar ve kendi geliştirdikleri teknikleri öğretiyorlar. Her yıl düzenli olarak katıldığım yurt dışı ve yurt içi kongrelerinde bütün bunları gururla takıp ediyorum. Tabii bunun yanında yaşadığımız ciddi sorunlarımız var. Ehli olmayan kişiler tarafından merdiven altı yapılan uygulamalar hem bizi, hem insan sağlığını tehdit etmekte. Halkımızı doğru bilgilendirmek daha bilinçli olmalarını sağlamak için tüm sektör bileşenleri olarak elimizden geleni yapıyoruz.

Kök hücre ile ilgili uygulamalarınız var. Biraz da onu anlatır mısınız? Tam olarak nasıl bir tedavi bu ve nasıl uygulanıyor?

Kök hücre son yılların en önemli uygulamalarından biri çünkü kişinin kendi dokusundan alınıp laboratuvar ortamında çoğaltılarak tekrar kişiye enjekte edildiği bir yöntem. Tıbbın birçok alanında basariyla uygulandığı gibi medikal estetik alanında da güçlü anti-aging etki sağlıyor. Burada amaç kalitesini yitirmiş cilt hücreleri yerine genç hücrelerin enjekte ederek ciltte tekrar kolajen oluşumunu sağlamak. Buna bağlı olarak da cilt tekrar dolgunlaşır, ince kırışıklıklardan kurtulur, toparlanır. Dolayısıyla gençleşir.

Kök hücreyi nereden alıyorsunuz?

Kök hücre tedavisinde hücreler genellikle kulak arkası dokusundan alınır. Çünkü cildin en genç hücreleri bu bölgededir. Güneşe maruz kalmayan bu nedenle temel gıdası olan A vitaminini kaybetmemiş olan hücreler bu bölgede hala kolajen üretebilmektedir. Buradan doktor tarafından alınan doku örnekleri, laboratuvar ortamında yaklaşık bir aylık bir sürede çoğaltılır ve bu genç hücreler, sonra hastanın cilt kalitesinin bozulduğu bölümlere enjekte edilir. Genellikle yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller ve saçlı bölge tercih edilen bölgelerdir. En etkili sonucu almak için doktorun önerisine göre bir aylık aralarla, üç seansa kadar tekrar edilebilir.

Bu tedaviyi kimlere öneriyorsunuz?

Kök hücre tedavisi, cilt elastikiyetini kaybetmiş ya da cilt kalitesinden memnun olmayan, kırışıklık ve sarkma problemleri olan her hastada başarılı sonuçlar sağlar. Bu yüzden kişinin beklentileri ve doktor değerlendirmesi sonucu doğru hasta seçimi de tedavinin başarısında etkilidir. Kök hücre tedavisini diğer tüm anti-aging tedavilerden ayıran en önemli fark şu; bugün 25 yaşında genç biri kök hücresini aldırıp kök hücre saklama bankasına koyarsa 50 yaşına geldiğinde o kök hücrelerini kullanabilir. Ve daha genç ve sağlıklı bir cilde sahip olabilir.

2017’nin en çok tercih edilen estetik işlemleri neler oldu?

Vazgeçilmezlerimiz Botox ve Dolgu, hala tahtlarını koruyorlar. Ama şunu unutmamak gerek: bütünsel ve doğal görünüm için birbirine alternatif değil birbirini tamamlayan uygulamalar her zaman yerini koruyacaktır. Estetik Dermatoloji ve Plastik Cerrahi elele bu işi çok iyi başarıyor.

Gelecek planlarınız neler?

25 yılın sonucunda danışanlarımız üzerinde sağladığımız güveni sürdürerek büyümeye devam edeceğiz.

Environ markasında yeni sezonda yenilikler olacak mı?

Environ’un arkasında bir bilim var ve bu marka bilim, güzellik ve bakım üzerine kurulmuştur. Environ’un yaratıcısı Dr. Des Fernandes ‘Cilt bir hayata sahiptir ve bu hayatın oksijeni A Vitaminidir’ diyor, dolayısıyla cilt yaşam boyu güzel ve sağlıklı görünmelidir. Bu anlayışa sahip olan Environ bu yıl bakım ve tedavi ürünlerinin yanına bir yenilik yaparak makyaj ürünlerini de ilave etti.

Environ makyaj ürünlerinden biraz daha bahsedebilir misiniz?

Environ, tüm cilt rahatsızlıklarının tedavilerini destekleyen ürünler içeriyor. Özellikle leke ve akne tedavilerinde doktor işlemlerini güçlendiren önemli bir partner. Tedavi sürecinde hastanın maksimum fayda sağlaması için de bayanlarin sosyal hayatta mutlaka kullandığı fondöten ve kapatıcıların tedaviyi destekleyen formülde olanlarını üretmiş durumda. Cilttonundaki eşitsizliği gideren bu ürünler, içerdiği Gingko ve Ginseng ekstrelerinden dolayı hem anti-aging etki sağlıyorlar, hem de gözenekleri tıkamayacak kadar ince dokulu ve küçük moleküllü olduklarından tedaviyi destekliyorlar. Aynı zamanda güzel bir ışıltı verip cildin daha sağlıklı görünmesini sağlıyorlar.


ENVİRON HAKKINDA

Environ, dünyanın 70 ülkesinde, 25 yılı aşkın zamandır prestijli cilt bakım markalarından biri olarak pazardaki yerini korumakta. Markanın kurucusu dünyanın en iyi 10 plastik cerrahi listesinde 6. sırada bulunan Dr. Des Fernandes’tir. Şu an 72 yaşında olan ve kendini “ömür boyu sağlıklı ve güzel bir cilt” yaratmaya adayan Dr. Fernandes, bu misyonunu “Cildi tamamen iyileştirecek birşey yapmakla ilgileniyorum, daha iyi hissettiren ya da daha sadece daha güzel gösteren değil” diyerek dile getiriyor. Bu amaçla başladığı çalışmalarında cildin temel gıdasının A vitamini olduğunu buluyor ve A vitamininin de zamanla ve güneşin olumsuz etkisiyle her geçen gün ciltte azaldığını tespit ediyor. Bunun sonucu olarak da cilt kuruyor, matlaşıyor, lekeleniyor ve kırışıyor. A vitaminini tamamladığınızda ise tüm bunları iyileştirebiliyoruz, işte Environ, yaz-kış kullanılabilen A vitamini formunu üretmeyi başarmış ve tüm ürünlerinde de yüksek oranda A, C, E vitaminleri ile antioksidan ve peptitleri kullanarak sonuçları etkili ürünler geliştirmiştir. FDA, Avrupa Kozmetik Birliği (COLIPA), Avustralya Tedavi Edici Ürünler idaresi (TGA) onayları bulunmaktadır. Ayrıca dünyanın saygın laboratuvarlarından biri olan İsviçre Vitamin Enstitüsü’nun yaptığı bağımsız araştırmalarda Avrupa piyasasında bulunan birçok kozmetik marka ile kıyaslandığında hem vitamin, antioksidan hem de peptitler açısından en yüksek oranda etken madde içeren marka olarak da tescillenmiştir