Türkiye’den sanatseverlerin de artık büyük bir ilgiyle takip ettiği, dünyanın en önemli sanat olaylarından biri olan Venedik Bienali, bu yıl Türk sanatçısı Hale Tenger’i ağırlıyor.

Ünlü sanatçımız Hale Tenger, 57. Uluslararası Venedik Bienali’nde. Christine Macel küratörlüğünde gerçekleşen Viva Arte Viva sergisi 26 Kasım’a kadar sürecek olan bienal süresince izlenebilir. Tenger’in, müziği Serdar Ateşer tarafından üretilen 7-kanallı video enstalasyonu “Denizin Üzerinde Balonlar” (2011) adlı işi bienalde sergileniyor.

Daha önce Green Art Gallery (Dubai) ve İstanbul Modern’de gösterilen “Denizin Üzerinde Balonlar”, Türkiye’nin kıyı bölgelerinde yaygın olan balonlara ateş etme oyunundan ilham alır. Bu yerel eğlenceden yola çıkan ve onu bir metafor olarak kullanan Tenger, hayatın geçici doğasına, politik baskılara ve dirençli olma durumuna dairince biryorumda bulunur.

Sanatçı, yerleştirmenin merkezindeki videoda denizde dalgalanan, birbirlerine bağlı balonlar görselini ters çevirerek gerçek ile yansımanın arasındaki daimi gerilimi görünür kıldığı bir belirsizlik yaratır, izleyici ilk olarak dingin şekilde hareket eden bu imgeyle karşılaşır. Yerleştirmenin arka tarafına geçildiğinde ise, farklı renklerdeki tekli balonların rastgele patladığı ve hemen yeniden belirdikleri görülür. Balonların vurulma anı videoda yer almamasına rağmen yerleştirmeye eşlik eden müziğin altyapısındaki gerilim teması, yeniden beliren balon sahnelerine hayaletimsi bir his katar.

gulanmış bu atmosferi deneyimleyen izleyici, doğum ve ölüm, var olmak ve olmamak arasındaki gerilimi hisseder. Sanatçı bu işinin, karşı karşıya kaldığımız acı gerçekleri ve hayatın faniliğini ima ettiğini belirtir ve ekler:

“Başlarına ne geleceğini bilmediğimiz sürece, denizin üzerindeki balonların görüntüsü tek başına çok neşelidir. Bu işi üretirken müziğin de yardımıyla melankoli ve neşe arasındaki gerilim unsuru ile oynamak istedim. Balonların vurulduktan sonra sürekli yeniden belirmeleri direnişi yansıtmakta, ama oldukça şiirsel bir yaklaşımla… Politik, kültürel veya ekonomik açıdan, farklı baskı çeşitlerinin değişen dozlarda toplum- lara musallat olduğunu biliyoruz, fakat aynı zamanda hiçbir baskının sonsuza kadar devam edemeyeceğini de biliyoruz.”


HALE TENGER

1960, İzmir doğumlu olan Hale Tenger, çeşitli tarihi, politik ve psikososyal referanslardan kaynaklanan üç boyutlu anlatılar yaratır. Alışılmışın dışında malzemeler, ses ve video ile kurgulanan bu anlatılar çoğunlukla yerleştirme formundadır. Tenger çalışmalarında güç, şiddet, umut, hem toplumun hem de bireylerin bastırılmış tarafları gibi kavramlarla ilgilenir. Sanatçının yarattığı ortamlar esasen ruh hali, ses, doku ve duygulanım aracılığıyla işler. Seyircisini, görülen ile hissedilen bir durum arasında gidip gelmeye teşvik eden Tenger, varlığın ve yokluğun girift şekilde birbirine bağlı olduğu alanlarkurar. Buna benzerolarak,Tenger’in mekanlarında resmi tarih ve hafıza, kolektif ve bireysel olan rahatsız edici bir