Podyumların favorisi topmodel Irina Shayk, ünlü Fransız tasarımcı Jean Paul Gaultier ile çalışmayı ve yüzü olduğu “Scandal a Paris” parfümünü anlatıyor bize.

 

Jean Paul Gaultier senin için ne anlama geliyor?

Efsanevi bir marka. Korkusuz, güçlü, skandal yaratan, güzel ve seksi! Markanın arkasında hayat hikayesi oldukça zengin, zincirleri kırmaktan çekinmeyen, güzelliği seven ve her şeyde güzellik bulan bir adam var! Yarattığı her şeyde varlığını hissediyorsun.

 

Sence ‘Scandal’ın güçlü kimliğini ne oluşturuyor?

Korkusuz ve güçlü kadın bilinci. Bal, yasemin ve armudun mükemmel birleşimi. Seksi, flörtöz, güçlü ve akılda kalıcı.

 

‘Scandal A Paris’ ile hayat verdiğin kadın gibi güçlü ve özgür müsün?

Evet, kesinlikle! Hayatımda güçsüz bir kadınla hiç karşılaşmadım. Bence biz kadınlar güçlü olmak için yaratıldık.

 

TV kampanasında Bay Gaultier’nin yanında yer almak nasıl bir histi?

Hayalin gerçek olması gibiydi. 33 yaşında bu ikonik markanın bir parçası olacağım aklıma gelmezdi! Setteki enerji muhteşemdi ve kampanyada yer alan herkes tam bir profesyoneldi ve kesinlikle harikaydı!

 

Bay Gaultier’i nasıl tanımlarsın?

İnanılmaz, bitmek bilmeyen bir enerjisiyle dünyayı değiştiren efsanevi bir adam. Onunla birçok şey konuştuk, büyükannelerimize ve hayata dair. O son derece gerçek biri ve bu da moda dünyasında nadir rastlanan bir şey. Paris’te izlediğim defilesi beni çok etkiledi ve motive etti.

 

Bizimle paylaşmak istediğin bir ‘sahne arkası’ anın var mı?

Benim için en büyüleyici olan Jean Paul ile bağlantı kurmam ve ona ara sıra mesaj atabiliyor olmam, umarım onu sıkmıyorumdur… Bay Gaultier, bu röportajı okuyorsanız lütfen en büyük Rus fanınızın ben olduğumu bilin!

 

‘Scandal’ı 3 kelimeyle tanımlar mısın?

Seksi, dişi ve oyuncu.

 

‘Scandal’daki favori notaların hangileri?

Armut notaları! Bana büyüdüğüm küçük köydeki armut ağacını hatırlatıyor ve beni çocukluğumdaki mutlu anlara götürüyor. Bu parfümle anında bağ kurdum, bana güzel anıları çağrıştırıyor.

 

Çocukluğundan aklında kalan ilk koku nedir?

Armut ağacı ve büyükannemin pişirdiği krep kokusu.

 

Yeni ‘Scandal A Paris’, Paris’ten adını alıyor. Paris’le ilgili aklına ilk ne geliyor?

Ziyaret ettiğim ilk yabancı şehirdi! Paris’i keşfetmek beni çok heyecanlandırmış ve çok mutlu etmişti. Param yoktu, İngilizce bilmiyordum, işten arta kalan zamanda elimde bir haritayla mümkün olduğunca çok yer görmeye çalışıyordum. Paris’in kalbimdeki yeri hep ayrı…

 

Fransız kadınlar da oldukça ilham verici. Hangi ikonik Fransız kadınlar senin için ilham kaynağı?

Şu kişidir diyemem, bence her Fransız kadınının benzersiz bir cazibesi ve güzelliği var. Başka hiçbir millette olmayan bir şıklık ve zarafet anlayışları var. Fransız kadınlar oldukça ince ve fit. Üstelik kruvasan, peynir ve Fransız mutfağının harika yemeklerinin yemekten de geri kalmıyorlar. Tüm bunlarla nasıl fit kaldıkları benim için bir muamma. Sonuç olarak, Fransız kadınların stili ve zarafeti beni hep etkilemiştir.