Doğa ile iç içe olmak çok keyifli ama ben rahatlığımdan ödün veremem diyenler için de kamp hayatı oldukça gösterişli seçenekler sunuyor; “Glamping”!

Glamping, glamour ve “kampçılık” sözlerinin bir portmantosu. Aktivite ile kamp yapma tarzını ve bazı durumlarda “geleneksel” kampla ilişkili olmayan tesis tarzı hizmetler olarak tanımlanabilir. Glamping terimi ilk olarak 2007 yılının başlarında İrlanda ve İngiltere’de kullanılmaya başlanarak günümüzdeki halini aldı. Dünya çapında oldukça popüler olsa da ülkemizdeki glamping alanları henüz yeni yeni keşfediliyor diyebiliriz. Glamping, açık hava etkinlikleri yanında otel konaklamasının lüksünü arayanlar için biçilmiş kaftan. Hem sosyal izolasyonunuzu koruyabilir hem de doğanın size sunduğu güzellikleri izlerken lüksün göz kamaştırıcı rahatlığının da keyfini çıkabilirsiniz. Peki, Türkiye’de nerede lüks kampın tadına varabiliriz diyenler için de en keyifli “Glamping” mekânlarını sizler için araştırdık.

 

MONA CAMP-SIĞACIK, SEFERIHISAR, İZMİR

2017 Haziran ayında, profesyonel turist rehberleri Kıvanç Koray ve İlaynur Şafak tarafından kurulan Mona Camp, doğanın içinde konforlu ve estetik tatil yapma anlayışını özgürlüğün sembolü olan şirin karavanlarla birleştiriyor. “Caravan Suites” konseptinin en güzel yanlarından biri ise bir metreküp bile beton kullanılmadan tamamen doğa dostu (ecofriendly) bir tesis olması ve kamping kültürünün en temel hatlarıyla yaşanabilmesi. Ülkemizin cittaslow (yavaş şehir) başkenti olan Seferihisar’da konumlanan Mona, “glamping” temasını esas alarak sadece karavanlar ve çadırlardan oluşan bir otel veya kamp yeri fikrinin de dünyada öncülerinden. “Glamping Caravan Suites” estetik duruşlarıyla göz dolduran ve her biri birbirinden farklı tarzlarda son derece şık dört karavan oluşuyor. Classy, Country,Retro ve Rustic tarzlarında dekore edilen karavanlar çingene lambaları ile de süslenince, yıldızların altında çok güzel bir kadın gibi görünüyor. “Mona” birçok dilde “bana ait olan”, “dilek”, ”yüce” “ay” anlamlarına da geliyor. “Mona Glamping Caravan Suites” toplam beş adet çekme karavan ve yaz sezonunda eklenen üç adet glamping çadırı ile oldukça butik ve huzurlu bir tatil sunuyor. Doğaya zarar vermeden, bir olarak, huzurlu ve sakin kamp deneyimi yaşamak isteyenler mutlaka listelerine Mona’yı eklesinler.

ADAPEREST – BOZCAADA, ÇANAKKALE

Bozcaada’da adeta evinizin ya da karavanınızın bulunduğu bahçenizde tatil yapmak kulağa nasıl geliyor? İşte Adaperest misafirlerine bu rahatlığı ve huzuru sunuyor. Ada merkezine üç km mesafedeki işletmenin ne önem verdiği detaylardan biri misafirlerinin mahremiyet alanları. Maksimum dört kişinin ağırlandığı karavanlar tek bir aileye veya arkadaş grubuna istedikleri süre boyunca ait oluyor. Böylece yan odadan gelen sesler de uykularınızı kaçırmıyor. Bahçede mangal yakmak isteyenler için gerekli tüm malzemeler de mevcut, ev rahatlığının yanında misafirler kahvaltıları için tazecik yumurtalarını de Adaperest’in kümesinden kendiniz seçebilirsinzi. Bostandan birkaç biber, biraz domates koparıp ada yaşamını tatil boyunca deneyimleyebilir, gelecekteki emeklilik planlarınız için beyin fırtınalarını poyraz rüzgârına katabilirsiniz. Konum olarak birçok bakir koya 10-15 dakika mesafede olan işletme, karantinada yürüyüşe, koşuya hasret kalmış misafirlerine de yakınındaki çam ormanı ya da üzüm bağlarının arasında huzurlu, izole anlar vadediyor. Ama “yok ben huşu içinde sadece durmak istiyorum” diyenlerdenseniz de çardaktaki hamak oldukça cezbedici. Adaparest, glamping kültürünü deneyimlemek ve farklı bir Bozcaada tatili yaşamak isteyenler için kesinlikle düşünülmesi gereken yerlerden.

KOCABAHÇE GLAMPING – GERME KOYU, BOZBURUN, MARMARIS, MUĞLA

Kocabahçe Glamping, Bozburun’da doğayla iç içe yaşayarak izole bir tatil yapmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Bu keyifli işletme, günümüz dünyasında özlediğimiz sakinlik ve bakir doğayı arzu ettiğiniz konfor içinde sunuyor. Trafiğin, teknolojinin, seri üretim/tüketimin bizleri esir aldığı bir koşturmacada Kocabahçe’de hayal gibi bir dünyanın içerisinde olmak sizi belki birkaç günlüğüne her şeyden uzakta, romantik bir filmin içerisinde gibi hissetmenizi sağlayabilir. Bostanlardan, bahçelerden ve denizden taptaze yemeklerle dolu sofraların kurulduğu, bedensel kadar ruhsal sağlığınız için de ihtiyaçlarınızın düşünüldüğü bir yer burası. Kısacası huzurun da zirvesi diyebiliriz. Kocabahçe’nin eşsiz adalar manzarası ve yunuslarla dans edeceğiniz koyuyla, göz kamaştıran doğanın güzelliklerini doya doya yaşayabilir tabiat anayla bütünleşip onun bir parçası olabilirsiniz.

PERDUE- FARALYA, FETHIYE, MUĞLA

Perdue, Ege ile Akdeniz’in buluştuğu coğrafya olan Faralya’da; her şeyden, herkesten uzak, konforu ve rahatlığı sonuna kadar yaşatan tarzıyla, doğayı hissederek kaçış yapmak isteyenleri çağırıyor. Denize sıfır geniş bir arazide konumlanan Perdue; yeşilliğin içine serpiştirilen 11 adet glamping olarak adlandırılan “safari tarzı çadır” ile eşsiz bir deneyim sunarken, konforu ve rahatlığı da sonuna kadar yaşatıyor. Denizin sesini, ağaç dallarının hışırtısını, ağustos böceklerinin şarkılarını, odaların içerisinde keşfediyor olmak konfor ve rahatlığına düşkün doğaseverler için gerçek bir cennet. Misafirlerinin neredeyse kendi başlarına tatil yapıyormuşçasına yaşayacakları deneyim için tüm personelin dikkat ve titizlikle bu amaç için eğitildiğini de belirtelim. Ayrıca A’laCarte butik restoranı ile Akdeniz mutfağı ve yerel gastronominin olağanüstü lezzetlerinin tadını çıkarırken; gün doğumundan gün batımına kadar gökyüzünün mucizevi tonlarına ve Akdeniz’in eşsiz manzarasına da teslim olabilirsiniz. Günümüzün en önemli sorunu olan Covid19’a karşı birincil tedbir olan sosyal mesafe, açık alanlar ve doğa içerisinde olmak, otelin zaten temel özelliği olduğunu da not düşelim. Hiç abartmadan, doğası ve konsepti gereği, bu süreçte konaklanabilecek belki de dünyanın en izole ve huzurlu otelleri arasında olduğuna hiç şüphe yok…