Jeanne Lanvin’in kurduğu Fransa’nın ilk Modaevi olan Lanvin’de 14 yıldır süregelen, Alber Elbaz devri kapandı ve modaevinin kreatif direktörlüğüne Bouchra Jarrar getirildi. Jarrar, 2017 Yaz koleksiyonunda marka için yeni bir imaj resmediyor. Göz önünde olmayı ve röportaj vermeyi sevmeyen tasarımcıyı size tanıtmak istedik.

Lanvin markasının tam 14 yıl Kreatif Direktörlüğü’nü yapmış olan Alber Elbaz’ın ayrılmasından sonra Fransa’nın en eski modaevinde sular durulmak bilmemişti. Ekibi tarafından çok sevilen Elbaz’ın gidişi, zor kabullenildi. Albert Elbaz, uzun yıllar Lanvin’in başında kalmıştı. Markayı Fransız stiliyle harmanlayıp modern ve izlenen bir marka haline dönüştürmüştü. Ayrılışı şok yaratmıştı.

Ceride kalan tasarım ekibi tarafından hazırlanan bir koleksiyonun ardından ise tasarım ekibinin başına Mart 2016’da sürpriz bir isim getirildi. Lanvin’in yeni tasarımcısı, kendi markasıyla 2010 yılından beri katıldığı Paris Fiaute Couture Moda Flaftası’ndan tanıdığımız Fransız tasarımcı Bouchra Jarrar oldu. Öncesinde 10 yıl Balenciaga’da, Nico- las Ghesquiere ile tasarım yapan Jarrar’ın minimal tarzıyla Lanvin’de nasıl bir koleksiyon yapacağı merak konusu oldu. Ve sonunda Lanvin 2017 İlkbahar Yaz koleksiyonunun sunumuyla Jarrar, köklü Fransız markasına taze kan getirdiğini ispat etmiş oldu.

Bu arada Bouchra Jarrar’ın Jeanne Lanvin tarafından kurulan en eski Fransız modaevinin başına getirilmesi, kadınlar adına da bir başarı olarak nitelendirildi. Modaevine, yeniden bir kadın eli değiyordu. Aşağı yukarı aynı zamanlarda, Fransa’nın en bilinen ve en etkin modaevlerinden Dior da Raf Simons’ın ayrılmasından sonra bir kadına emanet edilmişti. Maria Crazia Chuiri’nin Dior’un Kreatif Direktörlüğü’ne getirilmesi de moda dünyasında beklenmedik bir hareket olarak nitelendirilmişti. Kimbilir, belki de bu, kadınların moda dünyasında ipleri yeniden ele alacaklarının bir göstergesi.

Lanvin’deki ilk koleksiyonunu sunana kadar Bouchra Jarrar ile ilgili kimse kesin bir karara varamadı. Couture dünyasında tecrübeliydi. Farklı alanlarda da başarılı olmuştu. Çok iyi isimlerle, iyi markalarda çalışmıştı. Üstelik 2010 yılından beri kendi couture markası da vardı. Ama yine de bu kadar büyük bir modaevinin kadın koleksiyonunun tasarımının altından tek başına kalkabilecek miydi?

Ve sonunda, Lanvin ilkbahar Yaz 2017 koleksiyonunun sunulmasıyla Bouchra Jarrar’ın, Lanvin’de etkili bir başlangıç yaptığına karar verildi. Alber Elbaz’dan sonra bu önemli göreve gelen Fransa’nın en eski moda evinin kreatif direktörü, modern bir şıklığa sahip kendi vizyonunu ortaya koymayı başardı.

Defile, Paris Moda Flaftası’nda, bir öğlen vakti Hotel de Ville’in parlak ışıkları altında start aldı. Bu bile Lanvin markası için büyük bir değişiklikti. Alber Elbaz’ın modaevindeki 14 yılı boyunca Lanvin hep akşam show’u olmuştu.

Röportaj vermeyi pek sevmeyen Jarrar, defile öncesi kendisiyle sahne arkasında röportaj yapmak için sıraya giren gazetecilere yaptığı kısa açıklamada, modaevinin geçmişinden ilham aldığını ama modern kadınlara hitap etmeyi istediğini ifade etti.

Zarif, feminen ve enerjik… Koleksiyonu böyle tanımladı. Bu da hem romantik hem de güçlü bir kadını ifade eden öğeler aslında. Mankenler Marguerite Duras’nın India Song’u eşliğinde podyumda sessizce süzüldüler.

Maskülen yansımaları olan takım elbiseler, şifon ve organzeden şeffaf, seksi uzun elbiseler koleksiyonun ana parçalarıydı. Manşetleri olmayan smokin ceket ve beyaz tüyler dikilmiş ve bu sayede melek kanadı havası verilmiş olan ceketler ve yelekler favoriydi. Gece elbisesi giymiş mankenlere Jarrar, deri ceket giydirmişti. işte romantik ve güçlü burada bir aradaydı.

Bouchra Jarrar basına yaptığı açıklamada, bu koleksiyon ile çok sevdiği mater- yelleri bir araya getirmek istediğini ve koleksiyonuna ışık katmak istediğini ifade etti. Kıyafetleri aydınlatmanın ana amacı olduğunu ifade eden Jarrar, bu ışığı renklerle değil materyelleri karıştırarak, mat ve doğalı, opak ve parlağı bir arada kullanarak ortaya koyduğunu belirtti.

Koleksiyonda ışığı çeken ve yansıtan parlak kumaşların yanı sıra, giysiler üzerlerine dokundurulmuş kristal nakışlar veya askılar, kemerler veya diğer eklemeler üzerinde kullanılan dore metal zincirler ile de parlak bir görünüm sağlandığı görüldü.