Bütün dünyayı bir anda etkisi altına alan Covid-19 salgınının, moda dünyası üzerinde de büyük etki yapacağına hiç şüphe yok. İşte hazır olmamız gereken ‘yeni’ moda anlayışı…

 

Ne olduğunu anlamadan hepimiz evlerimize kapandık; sevdiklerimizi korumak için onlardan uzak günler, haftalar, hatta aylar geçirdik. Bir çok kayıp verilen Koronavirüs salgını, hiç kuşkusuz insanlık tarihinde bir dönüm noktası. Diğer tüm alanlarda olduğu gibi, moda kuralları da bu salgının ardından yeniden yazılıyor. Bir sonraki moda haftası alışık olduğumuz moda haftalarından çok farklı olacak. Gerçekleşen büyük defilelerde, ön sıralarda görmeye alışık olduğumuz ünlü isimler olmayacak. Hatta belki de ‘online’ yayınlanacak yepyeni bir etkinlik olacak. Ne de olsa Covid 19 salgınının, birinci ve ikinci dünya savaşları sonrasındaki moda dünyası değişimlerinden bir farkı olmayacak.

Kuşkusuz, birçok perakendeci COVID-19 öncesi işlerine her zamanki gibi hızla geri dönmeyi umuyor. Hatta kimi marka, mağazalar kapalıyken birçok müşterinin evlerinde haftalarca sıkışıp kaldığı için, açılıştan sonraki talepten dolayı satışlarında bir artış bekliyor. Ne de olsa önlerinde bir örnek de var; Çin’in Guangzhou’daki Hermès mağazası, salgın sonrası mağazanın açıldığı ilk gün 2,7 milyon dolarlık satış yaptı! Ancak, her moda markasının işlerinin Çin’deki Hermes gibi olacağını düşünmesi büyük hata olur… Victoria’s Secret, J Crew gibi Amerika’nın çok bilinen markaları bu salgına yenik düşüp mağazalarını kapatma kararı aldı.

Yakın zamanda moda dünyasının normale dönmesini beklemek muhtemelen çok iyimser bir yaklaşım olur. Almanya, sosyal mesafeleri ve hijyen kurallarını uygulamak şartıyla, araba satıcıları ve kitapçılar dahil olmak üzere 800 m2’ye kadar mağazaların tekrar açılmasına izin verdi. Ancak, Almanlar, yeniden açılan mağazalara koşmak yerine evde kalmayı ve para tasarrufu yapmayı seçti.

İşte pandemi sonrası ‘yeni’ moda dünyası ile ilgili öngörüler…

 

1. Moda haftaları daha küçük olacak

Bir çok tasarımcı defile yapmaktan vazgeçti. Neredeyse tüm büyük ticari fuarlar ve moda haftaları iptal edildi veya ertelendi. Hatta eylül ayında başlayacak moda haftalarının takviminde de büyük bir değişiklik şimdiden başladı. Defileler maalesef cazibesini kaybedecek. Bir sonraki büyük defile, ilk sırada görmeye alışık olduğumuz ünlüler olamadan, online bir etkinlik olacak. Gösteri öncesi ve sonrası partiler veya uzun moda haftaları maalesef şu an için yok. Markaların dergi editörlerini davet edecek bütçeleri de olmayacak. Bunun yerine markalar dijital sunumları ve tasarımcılarla canlı etkileşimleri deneyecek…

 

2. Durmak yok, yaratıcılığa devam!

Birinci ve ikinci dünya savaşlarından sonra moda tamamen durma noktasına gelmedi. Mağazalar kapatıldı, siparişler iptal edildi ama değişimlerle moda sektörü yoluna devam etti. Covid-19 salgını sonrasında da moda sektörü daha sorumlu bir sektör olarak yoluna devam edecek. Çevreye daha az zarar veren, mevsimsel değil daha uzun ömürlü, zamansız parçaların öne çıkacağı, daha güçlü mesajlar içeren, daha küçük koleksiyonlara hazır olun.

 

3. Yeni alışveriş modelleri ortaya çıkacak

Mağaza ve alışveriş merkezleri açılsa da eskisi gibi ‘rahat rahat’ ne zaman dolaşabilirsiniz? Maalesef herkesin bu tip ortak alanlarda, asansörlerde ve yürüyen merdivenler gibi kapalı alanlarda rahat alışveriş yapmaları biraz zaman alacak. Bu da bir çok markanın operasyonel maliyetlerinin yükseleceği ve kar oranlarının düşeceği anlamına geliyor. Bu nedenle, daha fazla marka, online alışverişe geçecek veya online ağlarını genişletecekleri bir yeni dönemi başlatacak. Kesinlikle ‘online alışveriş’ artacak ve yeni bir boyuta da taşınacak. Sanal montaj çözümlerine yatırım yapan mağazalar artacak. Örneğin müşterilerin fiziksel olarak denemeden ürünlerin üzerlerinde nasıl durduğunu gösteren dijital aynalar… Belki bu teknolojiler hala bebeklik döneminde ama bu dönem bu teknolojilerin de hızlanmasını ve hayata geçmesini sağlayacak.

 

4. Alışveriş alışkanlıkları değişecek

Pandemi sonrası hepimiz rahatlığı bir kez daha keşfettik. Ve bundan sonraki tercihlerimizde de çok fazla ürün almak yerine yıkanması kolay, ütü gerektirmeyen tekno kumaşlar, anti-bakteriyel kumaşlar, uzun ömürlü, az bakım gerektiren daha pratik ürünler alışverişlerimizde ilk sıradaki tercihlerimiz olacak. Daha az gelirle, daha bilinçli alışveriş yapan tüketiciler artacak. Gösterişli tasarımlar yerine, cazibesini kaybeden rahat ‘basic’ kıyafetler geri dönecek.

 

5. Koleksiyonlar küçülecek

Moda dünyasında en büyük değişim, sezonluk koleksiyon sayılarında olacak. Neredeyse dört koleksiyon çıkartan markaların sayısı kesinlikle düşecek. Fabrikalar kapatıldığı için, üretim süreleri de kaçırıldı. Ama eğer siz görünümünüzü değiştirme konusunda takıntılıysanız, ‘geri dönüşümü’ keşfedin! Hatta gardırobunuzda giymekten sıkıldığınız parçalardan başka parçalar oluşturmayı deneyin; elbisenizi eteğe dönüştürün! Artık tasarımlar daha temel ve minimalist olacak, buna hazır olun!

 

6. ‘Buying’ neden online olmasın?

Ne zaman rahat rahat seyahat edeceğimiz de bir başka pandemi sonrası gerçeği… Showroom randevularına alım yapmaya gidemeyen buyer’lar, markaların showroom yazılımlarına yatırım yapmasını ve alıcıları ile online buluşmasına neden olacak. Artık daha az seyahat, daha çok online görüşme…

 

7. Global yerine yerel gelişecek

Artık İtalya’dan kumaş, Fransa’dan düğme yerine yerel üreticilerimizin ürettikleri ürünler yükselişe geçecek. Ne kadar çok yerel tasarımcı ve terziyi bünyesine katan mağaza zincirleri ve markalar bu dönemin yıldızı olacak. Hem ülke ekonomisi daha hızlı canlanacak, hem de yerelleşme ile, daha az seri üretilen giysi ve aksesuar göreceğiz. Yerli malı yurdun malı sözünü tekrar hatırlayacağız.

 

8. Lüks markalar büyük savaş verecek

Pandemi sonrası özel harcamalar lüks değil zorunluluk üzerine olacak. Bu yüzden de bu düşüşü gören lüks markalar, yeni lansmanlarında yavaşlayacak, operasyonları azaltacak ve hatta mağaza sayılarınında da küçülmeye gidecek. Hayatta kalmak için lüks markalar ve tasarımcılar, en azından ilk vadede, markaların lüks konumlandırmasına zarar verebilecek agresif indirim politikaları benimseyecekler. Belki de bu dönemde lüks daha erişilebilir ve uygun fiyatlı hale gelecek.

 

9. Yapay zeka ve teknoloji alışverişi değiştirecek

‘Akıllı mağazalara’ hazır mısınız? Mağazada çalışan alışveriş asistanları yerine satın alma işlemini tamamlamanıza yardımcı olacak uygulamalar yeni bir dönemi başlatacak. Hatta akıllı mağazanın katlarını gezip raflarını göreceğiniz yapay zekanın sunduğu yeni alışveriş deneyimlerine de hazır olalım. Bu yeni uygulamalar online alışverişi daha üst boyuta taşıyacaktır şüphesiz.

 

10. Influencer’lar değişecek

Moda dünyasında büyük etkisi olan blogger ve influencer’lar, pandemi sürecinde içerik bulmakta zorlanıyor. Bu yüzden de yakın zaman içinde, bu influencer’lar yerini ‘gerçek insanlar’a bırakacak. Evet gerçek insanlar; ünlüler değil, sosyeteden isimler değil, ya da sürekli fotoğraf çekip post eden ve ‘influencer’ ilan edilen moda tutkunları da değil… Moda ile ilgili gönderiler artık daha gerçek, daha basit olacak. Çünkü herkesin gerçekleri duymaya, görmeye ve deneyimleri paylaşmaya ihtiyacı olacak.

 

11. Modaya uygun maskeler öne çıkacak

Zorunlu bir aksesuar haline gelen maskeler, bir çok marka tarafından satışa sunuldu bile. Hatta tekstil sektörü için bu maskelerin daha koruyucu olması dışında daha şık, daha renkli ve modaya uygun hale dönüştürülmesi de yeni bir fırsat. Ne de olsa bundan sonra uzun bir süre maske takacağımıza şüphe yok!

 

12. Randevulu satışa ne dersiniz?

Müşteriler ve çalışanlar arasındaki sosyal mesafeyi korumak için önerilen bir çözüm, mağazaların rezervasyon sistemlerini kullanması ve randevu alması. Bir müşteri çevrimiçi veya telefonla randevu alıp, kararlaştırılan zamanda mağazaya alışverişe gidecek. Size ayrılan süre içinde de satış görevlisinin yardımıyla alışverişinizi tamamlayabileceksiniz.

 

13. Modanın arka yüzü değişecek

Markaların kampanya çekimlerindeki bütçelerin düşeceğine hiç şüphe yok! Tek bir çekim veya defile için ayrılan büyük bütçeler artık fotoğrafçıları, modelleri, saçları, makyajı, stil ve yapım personelini mutlu edemeyecek. Yer, hedef ve dış mekan çekimleri yerini daha az bütçeli stüdyo çekimlerine bırakacak.

14. Sağlık kozmetiği yenecek

Lüks parfüm ve makyaj markaları pandemi döneminde el dezenfektanları ve diğer kişisel bakım ürünlerini üretmeye başladı. Bu nedenle, yeni çıkaracakları ürünlerinin de dezenfektan ve anti-bakteriyel özelliklerle gelmesi kaçınılmaz olacak. Artık kişisel hijyen ürünlerinin mağaza raflarında görmeye hazır olun. Artık tüketici, satın aldığı ürünlerin sağlık ve hijyen faydalarına bakmaya başlayacak. Yani sağlık kozmetiğin önüne geçecek.

 

15. Wellness yeni bir terim olacak

Yaşadıklarımızdan sonra güvende kalma arzusu her zamankinden daha güçlü olacak. Kendimize dönüp sağlıklı olmaya, sağlıklı yaşamaya özen göstereceğiz. Fitness’i spor salonlarında değil, kişisel antrenmanla yapmaya devam edeceğiz. Danstan gelen iyi hissetme hissi, hem zihin hem de bedeni yenilemenin önemi, olumlu hissetmek için yoga, meditasyon ve terapi gibi alternatifler popülerliğini koruyacak.