Samimi, doğal ve merhametli yönleriyle tanıdığımız Pınar Sabancı, sağlıklı beslenme merakını işe dönüştürerek 2015 yılında Misa Mutfak’ı kurdu. Bir taraftan oğlu Yalçın’ı bir tarafta Misa Mutfak’ı büyütüyor artık. Pınar Sabancı’ya sağlıklı beslenme tutkusunu, anneliğini, güzelliğini ve gelecek planlarını sorduk.

Fotoğraflar Selim Genç

Aile bağlarınızın çok güçlü olduğunu biliyoruz. Nasıl bir ailede büyüdünüz?
Birbirine çok bağlı, sevgi dolu bir ailede büyüdüm. Annem, çok özverili ve güçlü bir kadındır. Ben küçükken babam hastalandıktan sonra ailemizi bir arada tuttu, bize hem anne hem baba oldu. Teyzemler, ikinci annelerim, kuzenlerim de kız kardeşlerim gibidir. İstanbul,Ankara, Berlin, Dortmund, LosAngeles… Dünyanın dört yanında olsak da her zaman iletişim halindeyiz. Herkafadan ayrı sesin çıktığı, bol sohbetli, kalabalık aile masaları vazgeçilmezim.

Liseyi Robert Koleji’nde okuduktan sonra, Amerika’da Babson College’da girişimcilik bölümünden mezun olmuşsunuz. Bu bölümü tercih etmenizin nedeni neydi?
Kendi işimi kurmak, yeni oluşumlar yaratmak, bu konuda başarılı olmak, oldum olası istediğim bir şeydi. Babson, girişimcilik eğitimi konusunda dünyada bir numara olan bir okul, iş kurmanın her adımını A’dan Z’ye öğretiyor. Aldığım eğitimin, şimdiki iş hayatımda, kesinlikle çok faydasını gördüm.

Peki annelik? Anneliğin hayatınıza kattığı duygular, sorumluluklar ve yetenekler neler?
Hep dediğim gibi, oğlum, varlığını önceden bilmediğim için eksikliğinin farkında olmadığım ama dünyaya geldiğinde bana tamamlandığımı hissettiren şey. En önemli, en güzel görevim annelikmiş diyorum. Tarif edilemez bir sevgi, bitmeyen bir vicdan azabı, hem yetersizlik hali hem şükretmeyle karışık, çok derin, çok özel hislerin toplamı annelik.

Kendinizi nasıl bir anne olarak tanımlarsınız? Günümüz annelerinin takıntıları sizde de var mı?
Rahat bir anne olduğumu düşünüyorum. Oğluma karşı katı kurallarım, gereksiz evhamlarım yok. Özgür ruhlu bir çocuk yetiştirmeye çalışıyoruz. Ama sanırım tüm çalışan annelerde var olan vicdan azabini dönem dönem ben de yaşıyorum. Bunu en aza indirmek için de oğlumla mümkün olduğu kadar fazla zaman geçirmeye çalışıyorum. Hergün sabah erken yürüyüşe gidip, iki saat kadar beraber vakit geçiriyoruz. Hafta sonları ve tatillerde her zaman beraberiz. Akşam banyosundan sonra, o yatana kadar oyun saatimiz var.

Misa Mutfak nasıl doğdu?
New York’ta yaşadığım yıllarda, sağlıklı kutu yemek firmalarıyla tanıştım ve kendim de faydalandım. Beslenme ve mutfak üzerine olan eğitim ve merakımı bu yönde kullanmak istedim. Açılımı “Mutlu İnce SAğlıklı” olan MİSA, benim uzun yıllar hayalini kurduğum, üzerinde araştırma yaptığım ve nihayet bu sene hayata geçirdiğim, adrese teslim, 5 öğün, kalorisi belirlenmiş, sağlıklı kutu yemek firması. Günümüzün şartlarında, yemek yapmaya zaman bulamayan, porsiyon kontrolünde zorlanan, sağlıklı beslenerek ruhen ve fiziken arınmak isteyen kişilerin forma girmesini kolaylaştırmak amacıyla çeşitli ve lezzetli öğünler hazırlayan Misa Mutfak, 2015 yılının mart ayında faaliyete başladı. Şimdiden hedeflediğimiz sayılara ulaştıkve sadık bir müşteri kitlemiz oluştu. Kilo verme konusunda çok güzel geri dönüşler alıyoruz.
Her şeyin en doğalını, en sağlıklı ve kalitelisini yapmaya çalışırken, yemeklerimizin lezzetlerini de korumasına önem veriyoruz. Müşterilerimiz, şeker, beyaz un, katkı maddesi içermeyen tatlılardan yerken, porsiyon kontrollü ve kalori değeri belirlenmiş beslenme paketleri sayesinde çok güzel kilo veriyorlar. Kendilerini hiçbir şeyden mahrum kalmış hissetmemeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Hafif sebze börekleri, şekersiz kuru meyveli yulaf kurabiyeleri menümüzün vazgeçilmez ara öğünlerinden.

ftm_2015-4_180_2

Türkive’de sağlıklı beslenme konusuna ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu ilginin giderek artacağını düşünüyor musunuz?
Türkiye’de de dünyada olduğu gibi, sağlık ve beslenme konusunda bir bilinçlenme söz konusu, insanlar şekerin, unun, fazla kiloların sağlıklarına ne kadar büyük bir tehdit olduğunun farkına varmaya başladılar. Özellikle çağımız annelerinin çocuklarının beslenmesinde, eskiye göre çok daha bilinçli olduğunu görüyorum ve bu beni mutlu ediyor, insanların eğitim seviyesi arttıkça, internet bazı bilgilere ulaşmayı kolaylaştırdıkça, bu ilginin daha da artacağını düşünüyorum.

Misa’dan sipariş vermek isteyenler nasıl ulaşabilirler?
Şimdilik 444 67 43 numaralı müşteri hizmet hattımızdan sipariş alıyoruz. Bu ay itibariyle online satışımız da açılıyor. Bundan sonra müşterilerimiz misa.com.tr adresinden de sipariş verebilecekler.

Misa için kaç kişi çalışıyor, nasıl bir ekip var?
Misa’da şu an kurye dağıtım elemanlarımız hariç, 10 kişilik bir ekibimiz var. Birbiriyle uyumlu, dinamik, mutlu bir ekibiz. Herkesin sanki kendi işleriymiş gibi heyecanla ve zevkle çalıştığını görüyorum. Misa’yı hep beraber büyütüyoruz. Övgüler geldikçe beraber seviniyoruz, işimi ve çalışanlarımı çok seviyorum. Tüm ekibin de benimle aynı hisleri paylaştığını gördükçe mutluluğum ve çalışma isteğim artıyor.

Çocuklar ve ergenler için sağlıklı beslenmeye yönelik bir hizmetiniz ya da bilinçlendirme çalışmanız var mı?
Şimdilik ağırlıklı izleyici kitlesi ergenlik çağındaki gençlerden oluşan Numberı TV için, günde birkaç kez yayınlanacak, 2-3 dakikalık Misa Mutfak önerileri videoları hazırlama planımız var. Burada çeşitli tarifler, öneriler, bilgiler paylaşılarak gençleri, sağlıklı yaşam ve form koruma konusunda bilgilendirmeye çalışacağız.

Günümüz annelerine çocuklarını sağlıklı beslemeleri için neler önerirsiniz?
Mümkün olduğu kadar paketli gıdalardan, un ve şekerden uzak tutmalarını, mevsiminde bolca doğal besinler, meyve, sebze ve kaliteli protein tükettirmelerini tavsiye ederim. Atıştırmalık için ev yapımı kuru meyvelerle tatlandırılmış yulaf kurabiyeleri hazırlayabilirler. Onları, çikolatalı, şekerli gıdalar yerine badem, ceviz gibi atıştırmalıklara alıştırabilirler.

Son dönemde oldukça popüler olan detoks içeceklerini de servis ediyorsunuz. Bu alana yönelmeniz nasıl oldu?
Ben açıkçası detoksun uzun süreli yapılması taraftarı değilim. Ayda 1-2 kez, maksimum 1-2 gün yapılabilir diye düşünüyorum. Biz müşterilerimize, sindirim sistemlerini dinlendirip, bolca vitamin alarak, vücutlarını toksinlerden arındırmaları için mini kürler halinde öneriyoruz. Yenilikleri takip etmeyi ve araştırmayı sevdiğim için soğuk sıkım meyve ve sebze sularına yöneldim. Yurtdışında araştırmalar yaptım. Faydalarını öğrenince, ben de bu hizmeti vermek istedim. Ana iş dalımız sağlıklı kutu beslenme paketleri olsa da yanında bu hizmeti de sunuyoruz.

Daha sağlıklı ve uzun bir ömür için sizce hayatımızdan çıkarmamız gereken 3 şey nedir?
İçki, sigara, stres sağlığımızın en büyük düşmanları.

Bir de aktif bir şekilde blog tutuyorsunuz? Bu nasıl başladı?
Yazı yazmayı da en az okumak kadar çok seviyorum. Instagram takipçilerimden zaman içinde oluşan talep ve sorular ışığında, keşiflerimi, gezilerimi, öneri ve söyleşilerimi paylaşabileceğim bir bloğum olsun istedim. Bu amaçla pinarsabanciblog.com’u açtım. Şimdi buradan zevkle paylaşım yapıyorum.

Güzelliğinizin gizli formülleri var mı? Ne tür ürünler ya da doğal yöntemler kullanırsınız?
Gizli bir formülüm yok. Sağlıklı beslenip, düzenli yaşamaya çalışıyorum. Bol bol su içerim. Günlük rutin cilt temizleme, nemlendirme işlemini her zaman yaparım. Makyajla asla uyumam. Dönem dönem yeni çıkan bakım ürünlerini takip ederim ve evde doğal maskeler hazırlarım. Tariflerimi ve önerilerimi bloğumda paylaşıyorum.

Modayla aranız nasıl?
Her kadın gibi ben de ayakkabıya düşkünüm sanırım. Bunun dışında, modayla çok aram yok. Yeni akımları genelde takip etmem. Özel günler için süslenmeyi sevsem de, hareketli bir hayatım olduğu için genellikle en çok giydiklerim, içinde kendimi rahat hissettiğim spor kıyafetler.

Stilinizi nasıl tanımlarsınız? Gardırobunuzun olmazsa olmaz parçaları neler?
Çok değişmeyen, klasikleşmiş, spor bir giyim tarzım var. Günlük hayatta oversize kazaklar, taytlar, botlar, spor ayakkabılar en çok giydiğim şeyler. Kışın daha koyu renkler, yazları ise uçuş uçuş rengarenk elbiseleri seviyorum. Siyah renk her mevsim vazgeçilmezim.

Kendinizi rahatlatma yöntemleriniz neler?
Kitap okuma delisiyim. Kendimi bildim bileli böyleydim. Benim için elimden düşüremediğim, heyecanla ara vermeden bitirdiğim, kendimi içinde kaybedebildiğim kitaplar bulabilmek büyük heyecan. Bunun dışında doğada yürüyüşler ve crossfit yapıyorum. Mutfak da rahatlamak için terapi gibi geliyor.

Evde yemek yapıyor musunuz? En sevdiğiniz yemekler neler?
Evde, günlükyemekleri ben yapmıyorum. Çalıştığım için eskisi gibi vaktim olmuyor. Zaten gün boyu Misa’da pişen yemeklerden oğlum da yediği için gerek kalmıyor. Keyif için hafta sonu omletleri ya da akşam yemeğini eşimle beraber hazırladığımız oluyor. O da mutfağı çok sever ve kendi yemeklerini sıklıkla kendi hazırlar. En sevdiğim yemekler, annemin sebze yemekleri ve mezeleri. Mutfak konusunda çok yeteneklidir. Özellikle yoğurtlu patlıcan mezesi, köpoğlusundan her öğün yiyebilirim.

İlham veren, insanın kendini iyi hissetmesini sağlayan bir Instagram hesabınız var. Günlük hayatınızda da çoğunlukla pozitif olmayı başarabiliyor musunuz?
Genel olarak pozitif bir insan olduğumu düşünüyorum. Herkes gibi benim de hayatımda dönem dönem üzüldüğüm şeyler oluyor elbette, ama ne olursa olsun güne hep mutlu uyanıyorum. Her şeye olumlu yönünden bakmaya çalışıyorum. Enerjimi düşüren, beni mutsuz eden insanlarla aynı ortamda olmak istemiyorum.

Tahammül edemediğiniz, elinizde olsa sonsuza kadar dünyadan izlerini sileceğiniz şeyler var mı?
Çocukların başına kötü şeyler gelmesi, en üzüldüğüm, tahammül edemediğim şey. Keşke onları hep sarıp, sarmalayabilsek, dünyanın kötülüklerinden koruyabilsek. Savaşı, şiddeti, gereksiz ideolojileri, ırkçılığı, egoistliği, yersiz eleştiriden başka bir şey bilmeyenleri, enerjileriyle bizi aşağı çekenleri… Hepsini dünya üzerinden silmek isterdim. Sayılı günler geçireceğimiz şu dünyada, nedir bu kadar paylaşamadığımız, anlamıyorum.

Hayvanseveryönünüzle de tanınıyorsunuz. Hayvanlar için bir proje yapsanız, bu ne olurdu?
Biz maalesef yeteri kadar hayvansever bir ülke değiliz. Çocuklarımıza bu sevgiyi aşılayamıyoruz. Hatta hayvanlardan korkutarak büyütüyoruz. Bebek doğunca ilk iş evdeki evcil hayvandan kurtulunur gibi dünyanın hiçbir yerinde olmayan yanlış bir algı bizim kültürümüzde var. Çocuğun evcil bir hayvanla bir arada büyümesinin fizyolojik ve psikolojikfaydaları bilinmiyor. Bu konuda insanları eğitmek isterdim. İlerde yardım projeleri yapmak, toplanan yardımları, iyi barınaklarve rehabilitasyon merkezleri açmak için kullanmak isterim.

Hem kendi kişisel gelişiminizle hem de Misa Mutfak’la ilgili hayalleriniz, hedefleriniz neler?
Ben sürekli yeni bir şeyler öğrenmekten, araştırmaktan, üretmekten hiç sıkılmayan, yerinde sabit duramayan bir insanım. Bu anlamda, ilerleyen zamanlarda, kendimi birçok alanda geliştirmeye devam edeceğimi düşünüyorum. Misa Mutfak’ı açıkçası, hiçbir gün fabrikasyon üretim yapan birfirma haline getirerek, kaliteli butik çizgisinden ayırmak istemiyorum. Şu an ulaştığımız sayıdan ve kısa sürede yarattığımız marka imajımızdan memnunum. İlerde çok beğenilen atıştırmalıklarımızın belirli noktalarda satışı olabilir, doğal üretim yapan bir çiftlik veya sağlıklı beslenme kampları gibi alanlarda faaliyet gösterebiliriz. Hepsi beni çok heyecanlandıran, ilgi duyduğum alanlar. Sağlıklı beslenme ve yaşamla ilgili insanlara fayda sağlayabileceğim arayışlarım hiç bitmesin istiyorum. Sanırım hangi alanda ilerleyeceğimizi zaman gösterecek.