Doğanın büyülü dokunuşuyla tasarlanan renkli taşlar, Esra Moreno’nun dokunuşlarıyla Tina Jewellery’de hayat buluyor. Anneden gelen geleneği modern vizyonla birleştiren tasarımcı, mücevherleri anlamla buluşturuyor. Röportajımızda, taşların gücünü keşfedeceksiniz.

Annenizin Kapahçarşı’da mücevher mağazası sahibi olması ve bu deneyimi büyürken yaşamanız, çocukluğunuzda size nasd bir ilham kaynağı oldu?

Annem 1990 senesinde Nuruosmaniye’deki ilk mağazamızı açtığında beni her zaman çok etkileyen çalışkanlığı gözümde daha da büyümeye başladı. Yenilikçi bakış açısı, tasarladığı mücevherleri sahiplenişi, taşlarımızı seçişindeki özen benim de iş yaşamımdaki vizyonumun temellerini attı. Ben bir kadının aynı anda iyi bir eş, iyi bir anne ve başarılı bir iş insanı olabileceğini hayranlığımın hala katlanarak arttığı annemden öğrendim.

Almanya’da aldığınız gemoloji eğitimi ile Türkiye’ye dönüp yaşadığınız deneyimleri paylaşır mısınız?

Gemoloji eğitimi inceliklerle dolu bir eğitim. Taşların enerjisi, işlenme şekilleri, dokuları kısacası doğanın bize sunduğu bu olağanüstü objelerin var oluşuna dair her şeyi eğitimlerde öğrendim. Bunun yanı sıra taşların dili aslında evrensel… Markamız için çalışmaya başladığımda her zamanki gibi doğadan ilham alıp mücevherlerimizi taşların dilinden konuşarak tasarlamaya başladım. Nihayetinde annemin geçmişten bugüne kadar getirdiği stillerin ışığında modern ve geleceğe göz kırpan tasarımlar çıktı.

Renkli doğal taşlara olan ilginiz nasıl başladı ve neden bu taşlarla çahşmaya karar verdiniz?

Çocukluğumdan bu yana mücevherlerin içinde olduğumdan taşlarla olan ilişkim çok yakındı. Doğayı ve taşları tanımaya başladıkça hayranlığımın seviyesi daha da arttı. Annem gibi doğru yoldan ilerleyen bir rol model olunca, yolumu bulmam zor olmadı.

Tina Jewellery, üst kalite renkli doğal taşlar kullanarak sektörde yeni bir anlayışı başlattı. Bu yenilikçi yaklaşımı benimsemenizin ardındaki sebep nedir?

Annem Kapalıçarşı’daki mağazamızı açtığı günden bu yana yenilikçi bakış açısıyla adından söz ettirmiş bir profesyonel. Bu yaklaşım bizde aile geleneği gibi. Gelişmek, yenilenmek ve geleceğe hatırlanmaya değer anılar bırakmak Tina’nın manifestosu gibi.

Mücevher tasarmunda doğa, sanat ve tarih gibi alanlardan nasıl ilham alıyorsunuz? Bu farklı kaynakların tasarımlarınıza nasıl yansıdığını gözlemlediniz mi?

Doğa bizim işimizin bir parçası… Buradan ilham alıyor ve hatta doğanın içinde yaşıyoruz. Geçmişten gelen bir anı, denizin derinliklerinde hayat bulmuş bir yosunun yeşili ya da sevdiğiniz bir filmin akılda kalan sahnesi bile ilham kaynağınız olabilir. Ben de besleyen alanlar üzerinde çalışarak kendi stilimi oluşturdum. Özellikle yeni koleksiyonlarımızda bunun göze çarptığını söyleyebilirim.

Mücevher tasarmunda, insan ruhu üzerinde taşların enerjisinin etkisi hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Taşlar ve insanlar birbirine benzeyen iki olgu. Kişinin tarzına hayat veren taşlar zamanla o insanın bir parçası haline geliyor. Bu enerji halkası içinde taşların da bir rolü oluyor. Bunu doğru değerlendirmek, yönlendirmek gerektiğine inanıyorum.

Kişisel tasarımlarınızı oluştururken hangi faktörleri göz önünde bulunduruyorsunuz? Müşterilerinizin hayallerini gerçekleştirmek nasd bir duygu?

Müşterilerimizin istekleri önemli. Onları tanımak büyük önem taşıyor. Doğru mücevherleri seçtiğimizde gözlerindeki beğeni ışıltısını görmek tarifsiz bir duygu. Bu nedenle onları dinlemek, tanımak, hayallerini gerçeğe dönüştürmeyi istiyoruz.

Mücevheri sadece fiziksel bir obje olarak değil, aynı zamanda anlam ve duygularla birleşmiş bir sembol olarak görüyorsunuz. Bu düşünceyi nasıl geliştirdiniz?

Mücevherler, duygusal değeri yüksek objeler. Koleksiyonlarımızın geleceğe yaşanmışlıklarla dolu anılar bırakması bizleri de duygusal açıdan motive ediyor. Bu gerçekten çok kıymetli bir unsur.

Tina Jewellery’nin zamansız tasarımları ve halikındaki görüşlerinizi paylaşır mısınız?

Tina koleksiyonları modern ve geçmişin izlerini taşıyan, günün her anı rahatlıkla kullanılabilecek özel parçalardan oluşuyor. Detaylarla tamamlanan özel bir işçiliğimiz var. Tina’nın bu alanda tam bir love mark’ özelliği taşıdığını söyleyebilirim.

Kendi mücevher tasarımınızın dışında, başka bir sanatçı veya tasaruncı ile iş birliği yapmayı düşündünüz mü? Eğer evetse, kimlerle çahşmayı hayal edersiniz?

Hem yurtiçinden hem de yurtdışından takip ettiğim birçok isim var. Cesaret, farklılık ve temiz işçilik bizim tasarım sürecimizde önemli. Bu profildeki sanatçılar veya tasarımcılarla ileride iş birlikleri yapabiliriz.

Gelecekte mücevher sektörünü nasd görüyorsunuz? Değerli taşların nadirliği ve doğallığı açısmdan nasd bir değişim öngörüyorsunuz?

Doğayı beslemek ve küstürmemek önemli. İşimizin kaynağı doğa. Elde ettiğimiz taşları temiz, kusursuz ve yenilikçi çizgilerle işlemek gerekiyor. İnsanlar günlük kullanıma yönelik parçalan tercih ediyor. Özel, nadir taşların daha çok yatırım amaçlı alınacağını düşünüyorum. Doğal ve nadir olan her şey artık daha kıymetli.