Adriyatik Denizi boyunca uzanan, Orta Avrupa’ya sadece bir taş atımı uzaklıkta olan Hırvatistan, zengin bir kültürel mirasa sahip bir ülke. Nefes kesen doğal güzelliklerinin, uçsuz bucaksız sahil şeridinin, gastronomideki çeşitliliğin ve macera sporlarının keyfini tüm yıl boyunca çıkarabilirsiniz. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan eski Dubrovnik şehrini keşfetmek, Split takım adalarında adadan adaya gezmek, Istria’da trüf mantarı avına çıkmak, Plitvice Göller bölgesindeki dolambaçlı yollarda yürümek, Zagreb’in sokaklarına ve gizli geçitlerine dalmak, Kopackirit’te kuş gözlemciliği yapmak… Hırvatistan’da herkes için yapılacak bir şeyler var.

Hırvatistan zengin bir tarihe, kültürel mirasa ve doğal güzelliklere sahip bir ülke. Zengin kültürel mirası arasında UNESCO Dünya Mirası Listesi nde yer alan çok sayıda müze, galeri, kilise, milli ve doğal park bulunmaktadır. Hırvatistan, Avrupa’nın en uzun koruma altındaki kültürel miras listesi’ne sahip ülkesidir.

Hırvatistan’ın en büyük avantajlarından biri, sahip olduğu köklü turizm geleneğine rağmen özgünlüğü, ambiyansı ve yaşam tarzı bakımından hâlâ Akdeniz’in en bozulmamış bölgelerinden biri olmasıdır. Hırvatistan aynı zamanda kampçılık, deniz sporları, kültür, sağlıklı yaşam ve macera turizmi gibi birçok kültürel ve doğal alan ve aktiviteye sahip sofistike bir ülkedir.

Hırvatistan, Orta Avrupa’nın Akdeniz ile buluştuğu Güneydoğu Avrupa’da yer alır. Başkent dahil on coğrafi bölgeden oluşur. Hırvatistan’ın en yüksek dağ zirvesi olan Dinara (1.831 metre), ülkenin merkezindeki dağ kuşağında yer alır. Doğuda Dinar Alpleri ile batıda Adriyatik Denizi arasında kalan 1.800 km’lik kıyı şeridinde, 1.100’den fazla ada ve adacık bulunur.

Hırvatistan’ın Slovenya, Macaristan, Sırbistan, Bosna Hersek ve Karadağ ile kara sınırı vardır, ayrıca İtalya’dan da Adriyatik Denizi ile ayrılıyor. Hırvatistan’ın çok iyi bir jeopolitik konumu var ve bu da onu Avrupalı turistler arasında oldukça popüler kılıyor.

Hırvatistan, büyük uluslararası 5 yıldızlı otel zincirlerinden benzersiz küçük butik otellere ve sürdürülebilir lüks seçeneklere kadar çok çeşitli konaklama seçeneklerine sahiptir ve konukseverliğiyle ün yapmıştır.

Doğal, Kültürel ve Tarihi Alanlar

Hırvatistan kültürel alanlar ve doğal güzellikler açısından zengin bir ülkedir. Bu nedenle konuklar, ülkenin her yerinde bulunabilen inanılmaz kültürel veya mimari eserlerden (katedraller, tarihi meydanlar ve birçok kale ve kaleler) hiçbir zaman uzakta olmazlar.

Hırvatistan, Zagreb, Rovinj, Pula, Zadar, Nin, Sibenik, Trogir, Split, Hvar, Korcula, Dubrovnik ve daha birçokları gibi kökenleri genellikle farklı efsanelerle ilişkilendirilen bin yıllık şehirlerle doludur. Pula’daki muhteşem Roma amfitiyatrosundan Zadar’a ve onun Adriyatik’in doğu yakasındaki kazılmış en büyük forum olan Forum Romanum’a ve tabii ki muhteşem sarayına kadar geçmişin izleri, özellikle de antik çağlardan kalma eserler görülebilmektedir.

Hırvatistan, 8 milli parkı ile görülebilecek muhteşem doğal güzellikler sunar. Dağlık bölgedeki Risnjak, Paklenica, Plitvice Gölleri ve Kuzey Velebit; kıyıdaki Kornati Takım Adaları, Mljet Adası, Brijuni Takım Adaları ve Krka Şelaleleri bunlara örnektir.

Biri Dubrovnik yakınlarındaki Trsteno’da ve diğeri Vinica yakınlarındaki Opeka’da olmak üzere iki botanik bahçenin yanı sıra çok sayıda tarihi park ve koruma altındaki doğal parka ek olarak, burası gerçekten de 4.300’e yakın farklı bitki ve çok daha fazla hayvan türünün bulunduğu yeşil bir ülkedir. I Iırvatistan’da 8 milli parkın yanı sıra 12 tane de doğal park bulunmaktadır.

Hırvatistan, flora ve fauna açısından Avrupa’nın en zengin ülkelerinden biridir. Özel bir kuş rezervi bulunmaktadır. Crna Mlaka bölgesi 230 kuş türüne ev sahipliği yapar ve koruma altındadır. Gerçekten büyüleyici doğası ile Hırvatistan, doğa yürüyüşleri ve kamp yapmayı sevenler için ideal bir destinasyondur. Hırvatistan’ın ana karası, dağ bisikleti, tırmanma, yürüyüş, macera yarışları, kampçılık, binicilik, avcılık, balık tutma, rafting ve mağara keşifleri için mükemmel bir seçimdir.

Hırvatistan’da mağaralar ve geçitler gerçekten olağanüstü. Hırvatistan’daki su yollarının yarısından fazlası (%53) 250 metre veya daha fazla derinliğe sahiptir ve çoğu Velebit Dağları nda bulunmaktadır. Uzunluğu 1000 metreyi aşan en ünlü mağaralar Kordun, Lika, Velebit ve Dalmaçya’da bulunur. Ayrıca Istria, Medvednica, Gorski kotar ve Zumberak da derin mağaralarıyla tanınıyor.

Adrenalin tutkunları, Hırvatistan’da yıl boyunca rafting, paraşütle atlama veya yamaç paraşütü yapmanın keyfini çıkarabilirler.

Antik Hırvatistan

Hırvatistan arkeoloji tutkunları için, özellikle de üç alanda gerçek bir keşiftir: 1899’da keşfedilen Krapina fosil alanı ve bilimsel olarak Homo Sapiens Neandertalleri olarak adlandırılan Neandertal kalıntıları, çok değerli koleksiyonlar. Diğer iki bölge arasında Vukovar yakınlarındaki Vucedol ve Salona’daki Roma eyaleti Dalmaçya’nın merkezindeki en büyük antik Roma anıtları kompleksi bulunmaktadır.

En eski Avrupa takviminin Hırvatistan’da bulunduğunu da belirtelim. Vukovar yakınlarındaki Vucedol’da MÖ 2.600 civarında yaratılan seramik bir kabın üzerine çizilmiştir. Bu dönem Mezopotamya çivi yazısı ve Mısır hiyeroglif yazısının kullanıldığı bir dönemdi.

UNESCO Korumasındaki Anıtlar

UNESCO, 1979 yılında, günümüzün en tanınmış turistik sembollerinden ikisi olan Dubrovnik ve Plitvice Göllerini Dünya Mirası Listesi’ne dahil ederek, Hırvatistan’ın doğal ve kültürel güzelliklerinin olağanüstü değerini tanıdı. Şu anda UNESCO Dünya Mirası Listesinde 8’i kültürel, 2’si doğal olmak üzere Hırvatistan’dan 10 kayıt bulunmaktadır.