Dubai merkezli Jumeirah Group’un Başkanı ve CEO’su Gerald Lawless, Türkiye’deki yatırımları olan iki oteli ve genel olarak Jumeirah Group’u anlatıyor.

Öncelikle bize kendinizi tanıtabilir misiniz?
Dubai merkezli Jumeirah Group’un başkanı ve CEO’suyum. Dubai dışında dünyanın çeşitli bölgelerinde yönetim anlaşmaları dahilinde otel işletmeciliği yapmaktayız. Özellikle Çin’de yapım aşamasında 8 otelimiz bulunuyor. Memnuniyetle söyleyebilirim ki Türkiye’de de hali hazırda 2 otelimiz var. Biri İstanbul’daki müthiş tarihi Pera Palas, diğeri ise kısa süre önce devraldığımız, önceki adı The Golden Savoy olan The Jumeirah Bodrum Palace. Ayrıca Dünya Turizm ve Seyahat Konseyi’nin de başkan yardımcılığını yapmaktayım. Yani turizm ve seyahat konusunun kalbimde özel bir yeri var.

Türkiye’de işbirlikleri kurmaya nasıl karar verdiniz? Türkiye pazarı size neler sunuyor?
Jumeirah markası bir Ortadoğu markası. Bu bölgeye ait bir marka ve lüks otelcilik sektörünün en üst segmentinde yer almakla gurur duyuyoruz. Bu yüzden Ortadoğu’nun en önemli şehirlerinden biri olan İstanbul’a gelmek bizim için doğal bir hedef oldu. Pera Palace Hotel Ju- meirah ile başlama fırsatı ise bizim için büyük bir mutluluk oldu.

Pera Palas’ın sizin için önemi nedir?
Tarih benim için önemlidir ve bu kadar iyi korunmuş, ve Demsa grubu tarafın- dan eski ihtişamına uygun olarak, tam olması gerektiği gibi restore edilmiş bir otel bulmak harika bir fırsattı. Pera Palas çok zengin bir tarihe sahip. Türki- ye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk burada yıllarca kalmış ve onun suitini anısına bir müze olarak düzenledik ve konuklarımızın ziyaretine açtık. İngiliz yazar Agatha Christie de burada kalmış ve hatta ünlü romanı “Şark Ekspresi’nde Cinayet’i” burada yazmış. Ernest Hemingway gibi daha bir çok ünlü tarihi kişilik 1892’de açıldığın- dan beri bu otelde konaklamış. Bu yüz- den böyle bir otelin yönetimini yapmak Jumeirah için büyük bir onur.

Türkiye’de başka işbirlikleri yapmayı düşünüyor musunuz?
Evet, çok özel bir otel olan Jumeirah Bodrum Palace’ı görmelisiniz. 135 oda için yaklaşık 50 yüzme havuzumuz, harika bir plajımız ve müthiş kabanalarımız var. Burası kelimenin tam anlamıyla gerçek bir saray. Konuklarımızın mutlu olacağından eminiz, çünkü burada çok özel Jumeirah misafirperverliğini ve hizmet anlayışını bula- caklar. Bu iki muhteşem otelin Jumeirah için bir çok yeni yatırıma başlangıç olacağını umuyoruz. Modern yaşam tarzını vurgulayan, Venue adlı ikinci markamız ile de dünya çapında yatırımlar yapıyo- ruz ve Türkiye’de büyük fırsatlar görüyoruz. Özellikle turizmin Tür- kiye için öneminin farkındayız ve Türkiye’nin serbest uçuş politikası, Türk hava Yollarının hızla gelişmesi, ülkenizin sunduğu hizmetler, harika ikliminiz ve insanlarınız Türkiye’de turizmin hızla gelişmeye devam edeceğini garanti ediyor ve biz de bu başarı öyküsünün bir parçası olmayı umudediyoruz.

Sizce turistlerin Türkiye’den beklentileri neler?
Bir çok insan Türkiye’ye farklı sebeplerden geliyor. Kimisi dinlenmek için, kimisi tarihi ve kültürel sebeplerden, ama çoğu ülkenizin sunduğu müthiş çeşitlilikteki güzellikler için geliyor. Tarih, nefis plajlar, harika adalar gibi. Turizm perspektifinden bakınca dünyada Türkiye’den daha şanslı bir ülke düşünmekte güçlük çekiyorum.

Genel olarak dünyadaki turizm trendleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Ne tür değişimler söz konusu?
Yaşantımın bu döneminde turizm sektörünün içinde olmaktan çok mutluyum çünkü bu sektörde inanılmaz gelişmeler oluyor. Turizm sektörü global büyüme hızının 2 katı olan yüzde 5 yıllık büyümeye sahip. Bugün yılda 1.2 milyar kişi uluslar arası seyahat ediyor ve bu sayı yılda yüzde 10 büyüme gösteriyor. Bu yüzden turizm, seyahat ve otelcilik sektörlerinde parlak bir gelecek bekliyorum. Bu bir çok yeni iş imkanı anlamına da geliyor. Bugün dünyada bu sektörlerde toplam 277 milyon çalışan var ki bu da global iş gücünün yüzde 10’una yakın. Eğer bu iş imkanlarının bir çoğunun gençlere yönelik olduğunu düşünürseniz İspanya gibi 25 yaş altı nüfusun yüzde 50’sine yakınının işsiz olduğu ülkeler için bu yeni fırsatların önemini görebilirsiniz. Bizim sektörümüz, özellikle de otelcilik sektörü genç- lere mükemmel kariyer imkanları sunuyor.

Yatırım ve işbirliği yapmak istediğiniz başka ülkeler var mı?
Evet, tüm dünya önümüzde. Şu an sadece 23 otelimiz var, dünyanın çeşitli bölgelerinde 25 adet otelimiz de yapım aşamasında. Yani evet, cazip fırsatlar gördüğümüz bir çok bölge var. Özellikle Doğu Avrupa ve Adriyatik kıyıları ilgimizi çekiyor. Tabii ki Asya, Afrika… Bir gün benim doğduğum adaya da (İrlanda) gideriz herhalde. Sonra tabii ki Amerika kıtası var. Bütün bunlar Jume- irah ve Venue için gelecekte beklediğimiz şeyler ve parlak bir geleceğe doğru yol aldığımızdan şüphemiz yok.

İşiniz gereği çok seyahat ediyorsunuz. Kişisel olarak tatilleriniz için Türkiye’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu gece eve gitmeyip Mustafa Kemak Atatürk hakkında daha fazla okumak istiyorum. Müzede bu kitabı buldum (tabii gitmeden yerine koyacağım) ve benim için çok ilginç bir keşif oldu. İstanbul inanılmaz bir şehir, dünyanın en önemli ve büyüleyici şehirlerinden biri. Burada iş için geçirdiğim iki günün so- nunda en kısa zamanda ailemle birlikte geri gelmeye karar verdim.