İskoçya’nin tüm şehirleri, özellikle de başkent Edinburgh, Ortaçağ’ın gotik mimarisinin en iyi şekilde korunduğu birer açik hava müzesi gibi! Gri renkli, görkemli şato ve katedrallere hayranlikla bakacaksanız. İskoçya’nin puslu, kasvetli ama bir o kadar da gizem dolu atmosferi emin olun sizi büyüleyecek.

ftm_2016-3_150-2İskoçya’yı görmenin en güzel yanı, yeşilin en gerçek haliyle tanışmanızı sağlaması. İskoçya doğasının barındırdığı yeşil tonlarına, yeryüzünde pek az yerde rastlayabilirsiniz.

İskoçya’nın tüm şehirleri, özellikle de başkent Edinburgh, Ortaçağ’ın gotik mimarisinin en iyi şekilde korunduğu birer açık hava müzesi gibi! Gri renkli, görkemli şato ve katedrallere hayranlıkla bakacaksanız. İskoçya’nın puslu, kasvetli ama bir o kadar da gizem dolu atmosferi emin olun sizi büyüleyecek.

Edinburgh, İskoçya’nın tarih kokan caddeleri, pubları, sanat galerileri, eğlence yerleriyle ünlü başkenti. Bir kaç gün kalmayı planlıyorsanız emin olun gezinizi uzatmak isteyeceksiniz. Arnavut kaldırımlı dar sokaklarında yürüyerek, bir günde gezebileceğiniz bu nefis Ortaçağ kentine gitmişken Edinburgh Kalesi’ne tırmanıp muhteşem manzarayı görmekle işe başlayın deriz. Kale, şehrin ortasında bir tepenin üstünde bütün Edinburgh’u tepeden gören şehre hakim bir konumda bulunuyor. Şehir olduğu gibi bu kalenin etrafında kurulmuş ve gelişmiş. Edinburgh gezilecek yerler listesi ilk sırasında bulunan Edinburgh kalesine girerken İskoçların özgürlük mücadelesini anlatan 2000 yılında Mel Gibson’ın baş rolünde oynadığı Braveheart (Cesuryürek) filmindeki Wiiliam Wallace karakterine bürünmüş olan kişiyle de bahşiş karşılığı fotoğraf çektirebiliyorsunuz.

Kale o kadar iyi korunmuş ki herşey yüzyıllar öncesinde olduğu gibi saklanabilmiş. Edinburgh kalesinin içinde İskoçya tarihine ait müzeyi, İskoçya kralının yaşadığı evi ve odaları, rehin alınan esirlerin tutulduğu mahzenleri, mahkumların cezalarını çektiği hapishaneleri, savaşlarda kullanılan kılıçları ve diğer savaş aletlerini, kraliyet ailesine ait tabloları ve muhteşem bir Edinburgh manzarası görebilirsiniz. Kaleyi istediğiniz takdirde bir rehber eşliğinde gezebilirsiniz.

Edinburgh’un en meşhur caddesi olan Princess Street’e kaleden yürüyerek beş dakikada ulaşabilirsiniz. Princess Street, bir buçuk kilometre uzunluğunda en ünlü mağazaların bulunduğu cadde ve şehrin New Town olarak adlandırılan bölgesinde. Alışverişiniz bitince bir çok önemli eserin sergilendiği National Gallery of Scotland’ı ziyaret edebilirsiniz. Old Town bölgesinde bulunan Royal Mile ise, kentin en renkli ve eğlenceli caddesi. Burada yerel publar, hediyelik eşya dükkanları, fish&chips yiyebileceğiniz restoranlar ve meraklıları için görülmeye değer bir viski müzesi bulunuyor. Ayrıca Holyrood sarayı, Arthur’s Seat, İskoçya parlemento binası, İskoçya botanik bahçeleri, Calton Hill ve Britanya kraliyet yatı da Edinburgh’da görülecek yerler arasında sayılabilir.

Edinburgh’un atmosferi gerçekten de bambaşka. Gece hayatı çok hareketli, tiyatro, müzikal, festival adına hemen her gün bir şeyler bulmak mümkün. Edinburgh’da yemek yemek için de alternatif bol.

DİĞER YERLER

GLASGOW
Başkentten sonra en büyük kent. Kentin neredeyse bütün yapıları tarihi eser ve çok iyi korunmuş. Sokaklarda gezerken kendinizi film setinde gibi hissediyorsunuz. Kent merkezi bir kaç tane. Downtown, West End ve East End kentin en canlı yerleri.GIasgow çok hareketli bir şehir. Hemen hemen her gece, şehirdeki bir festivalde konser ya da gösteri düzenleniyor. Müzelere giriş ise ücretsiz. Robert Burn Centre, Ulaşım Müzesi, Kelvingrove Müzesi, Modern Art Gallery ziyaret edilebilecek yerler arasında.
HIGHLANDS
Ülkenin dağlık batı ve kuzey bölgelerinden oluşan Highlands; şahane vadi, şelale ve ormanlarla doğa ve fotoğraf tutkunlarının nefeslerini kesecek kadar güzel. Highlands’ı görmenin en kolay yolu ise, Edinburgh’tan kalkan rehberli turlara katılmak.
İSLE OF SKYE
Batı ‘highland’lerin en popüler yerlerinden. Trekking ya da dağ tırmanışı yapmak isteyenler için ideal. Şehirden biraz uzaklaşıp dağlara doğru gittiğinizde manzara gerçeküstü, yağlı boya tablolardan fırlamış gibi. Skye’da iki saatlik kolay rotalardan, bir, iki günlük, hatta daha uzun sürecek rotalara kadar her tür trekking alternatifi mevcut. Bu ilginizi çekmiyorsa iki saatlik bir bot turuna katılıp kartal, şahin yuvalarını görmeye gidebilirsiniz.