Çocukluğunda fotomodel olarak başladığı kariyerine TV dizileriyle devam eden Zendaya, şarkıcılığı da denedikten sonra oyunculukta karar kıldı. Yaz aylarında Superman serisinin en yeni filmiyle sinamalarda karşımıza çıktı. Yeni sezonda hem Euphoria dizisiyle ekranlarda olacak hem de Lancome’un marka yüzleri arasına katıldı. İşte Zendaya’yla ilgili merak ettikleriniz…

 

Lancôme senin için ne ifade ediyor?

Tek kelime ile; çeşitlilik. Farklı ten renklerindeki kadınlar için her zaman çok çeşitli fondöten tonlarına sahip. Bir araya gelebileceğim markaları düşünürken bu benim için gerçekten en önemli konulardan biriydi. Eğer bu tarz bir kapsayıcı bakış açıları olmasaydı karşılarında durup, ‘Affedersiniz ama bunu düzeltmeniz gerektiğini düşünüyorum’ diyen kişi olmak pek keyifli olmazdı.

 

İlham aldığın, seni motive eden kişisel bir söz, mantra var mı?

Belirli bir kişisel mantraya sahip olup olmadığımı bilmiyorum ama şükran ve minnettarlık duygusuyla yaşamanın önemli olduğunu düşünüyorum. Sahip olduklarınız için şükretmezseniz, daha fazlasına sahip olamazsınız. Her sabah veya her gece sahip olduğum şeylerin bir listesini çıkarıp bunlara sahip olduğum için ne kadar şanslı olduğumu düşünmek için zaman ayırırım. Bu, hayata bakış açımı tamamen değiştiren bir ritüel.

 

Oyunculuk ile moda arasında ortak olan nedir? Birini diğerine tercih eder misin?

Moda benim için farklı karakterlere bürünmek demek, ister Jeanne d’Arc olarak Met Gala’ya gitmek olsun, isterse sadece arkadaşlarımla dışarı çıktığım bir gün farklı bir tarafımı keşfetmek olsun hiç fark etmez. Her ikisi de benim için farklı bir kendini ifade etme şekli. Hangi karaktere bürünürsem bürüneyim o hala benim, sadece başka bir versiyonum.

 

Oynayacağın rolleri nasıl seçiyorsun? Bu rollerde özellikle aradığın bir şey var mı?

Özel bir seçim kriterim yok. Sadece bir rol teklif edildiğinde tutkulu hissetmem gerektiğini biliyorum. Potansiyel bir rolde başından sonuna kadar iyi hissetmeliyim, bu rol bana ilham vermeli, beni geliştirmeli ve biraz zorlamalı. Kendimi biraz olsun rahatsız hissetmiyorsam kendime meydan okuyor gibi hissetmiyorum, o zaman buna değmez. Kendimi sınırlarımın ötesine itmek istiyorum.

 

Seni heyecanlandıran başka projeler var mı?

HBO’da çıkan yeni dizim Euphoria için çok heyecanlıyım. Bu rolün, kariyerimde büyük bir adım olacağını hissediyorum.

 

Diğer Lancôme elçilerinin kişisel stillerinde özellikle takdir ettiğin elementler var mı?

Hollywood’da olsun ya da hiç Hollywood’a adım atmamış olsun, Lancôme kadınları ile ilgili en çok sevdiğim şey kendilerine has bir stillerinin olması ve hepsinin en az bir unutulmaz anı olması. Julia Roberts ve Golden Globes Ödül Töreni’nde giydiği takımı gibi. Ya da Lupita’nın o muhteşem mavi Oscar elbisesi gibi. Hepsinin ışıldayan anları var.

 

Marka yüzü olduğun Lancôme parfümüyle ilgili en çok neyi seviyorsun? Bu koku senin için ne ifade ediyor?

Temiz ve hafif olmasını çok seviyorum. Ağır ya da çok yoğun parfümler kullanmak benim için oldukça zor. Gün boyu benimle olan, ama aynı zamanda taze hissettiren parfümleri seviyorum ve bu koku tam olarak böyle. Koku konusunda çok seçiciyim. Evimde farklı tarzda kokular ve sevdiğim bazı esansiyel yağlar var. Benim sınavımı geçtiğine göre iyi bir parfüm olduğunu size söyleyebilirim!

 

Parfümle ilgili en eski hatırladığın anın nedir?

Büyükannemin hayatım boyunca aynı parfümü kullandığını hatırlıyorum. Kullandığı parfümün ne olduğunu bilmiyorum ama bu kokuyu nerede duysam tanıyabilirim. Birinden bu kokuyu alırsam hemen büyük annemi düşünürüm.