17 Yıllık Deneyimin Yansıması PELİN KAYA
Moda alanında gazetecilik, eleştirmenlik, içerik üreticiliğinden sonra Pelin Kaya, şimdi de tasarımcılığa el attı. Zamansız parçalardan oluşan KLASSÉ markasının lansmanını gerçekleştiren Kaya, İlkbahar Yaz 2026 koleksiyonunu bize tanıtıyor.
Kendi markanızı 17 yıllık bir birikimin ardından kurdunuz. Gazetecilikten eleştirmenliğe, içerik üretiminden kırmızı halı gözlemlerine uzanan bu yolculuk, tasarımcı kimliğinizi nasıl şekillendirdi?
Aslında KLASSÉ, 17 yılın birikmiş deneyiminin doğal bir sonucu. Yıllarca modayı farklı açılardan gözlemledim; röportajlar yaptım, kırmızı halıda neyin iyi durduğunu, hangi kumaşın ışıkta nasıl davrandığını, hangi kalıbın bedeni nasıl gösterdiğini analiz ettim. Hep dışarıdan bakan, yorumlayan taraftaydım. Zamanla bu bir göz ve sezgiye dönüştü. Şimdi o birikimi kendi tasarımlarımda somutlaştırıyorum. KLASSÉ, aslında yıllardır edindiğim tüm deneyimin vücut bulmuş hali gibi.
“Şimdi zamanı” dediğiniz o kırılma anı neydi? Sizi kendi markanızı kurmaya iten duygu ne oldu?
Uzun süre başkalarının projelerine katkı sundum, değerlendirdim, yorumladım. Ama bir noktadan sonra kendi bakış açımı doğrudan yansıtabileceğim bir alan yaratma ihtiyacı hissettim. İçimdeki yaratıcı enerjinin ve birikimin artık hazır olduğunu fark ettiğim bir an oldu. O an, risk almak yerine kendime güvenmeyi seçtim ve “şimdi zamanı” dedim.
KLASSÉ kadını nasıl biri? Onu diğerlerinden ayıran en belirgin özellikler neler?
KLASSÉ kadını güçlü ama sade, dikkat çekici ama ölçülü. Stilini başkalarının onayına göre değil, kendi karakterine göre şekillendiriyor. Kendini tanıyor ve kendini iyi hissetmek istiyor. Moda onun için sadece giyinmek değil, bir duruş biçimi. Farklı beden tiplerinden kadınların kendini güçlü ve özgüvenli hissetmesini sağlamak da benim için bu karakterin önemli bir parçası.
Tasarımlarınızda kalıp, kumaş ve işçilik dengesine çok önem verdiğinizi biliyoruz. Sizin için iyi bir tasarımın temelini oluşturan şey nedir?
Benim için iyi bir tasarım, doğru kalıp, kaliteli malzeme ve iyi işçiliğin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Çok güzel bir kumaş kullanabilirsiniz ama kalıp iyi değilse hiçbir anlamı kalmaz. Özellikle jarse gibi kumaşlarda vücudu toparlayan, iyi oturan bir yapı yaratmak çok önemli. Bu yüzden özel dokuma kumaşlar tercih ediyor, son aşamada da el işçiliğiyle tamamlıyoruz. Tasarımın gerçek değeri aslında o son dokunuşta ortaya çıkıyor.
Koleksiyonlarınızda sıkça ‘zamansızlık’ vurgusu yapıyorsunuz. Sizin için bir tasarımı gerçekten zamansız kılan şey nedir?
Zamansızlık benim için trendlerin ötesinde bir denge. Temiz bir form, doğru malzeme ve iyi bir kalıp bir araya geldiğinde o parça yıllarca giyilebilir hale geliyor. Moda sürekli değişiyor ama iyi tasarlanmış bir parça her zaman güçlü kalır. Ben de tasarımlarımın kısa süreli değil, uzun vadeli bir değer taşımasını istiyorum.
“Zayıf ve ölçülü bir bedeni mutlu etmek çoğu zaman daha kolaydır. Ama farklı beden ölçülerine sahip bir kadının kendini iyi hissetmesini sağlamak çok daha değerli ve heyecan verici bir süreç. Özellikle büyük beden müşterilerimden gelen geri dönüşler benim için çok kıymetli. Kendini güzel hissettiğini söyleyen bir kadının mutluluğu, bu işi neden yaptığımı bana her seferinde hatırlatıyor.”
Bir tasarımın kadına verdiği özgüveni sizce en çok hangi noktada hissediyoruz?
Bence özgüven, kadının aynaya baktığında kendini nasıl gördüğüyle ilgili. Doğru bir kalıp, bedeni daha iyi gösteren bir kesim kadının kendini çok daha iyi hissetmesini sağlar. Örneğin bir elbisenin kadını olduğundan daha fit göstermesi, onu daha mutlu ve güçlü hissettirebilir. Bu duyguyu yaratabilmek benim için tasarımın en değerli sonucu.
“Aslında KLASSÉ, 17 yılın birikmiş deneyiminin doğal bir sonucu. Yıllarca modayı farklı açılardan gözlemledim; röportajlar yaptım, kırmızı halıda neyin iyi durduğunu, hangi kumaşın ışıkta nasıl davrandığını, hangi kalıbın bedeni nasıl gösterdiğini analiz ettim.”
Farklı beden tiplerine hitap etmek sizin için nasıl bir anlam taşıyor?
Aslında beni en çok mutlu eden şeylerden biri bu. Zayıf ve ölçülü bir bedeni mutlu etmek çoğu zaman daha kolaydır. Ama farklı beden ölçülerine sahip bir kadının kendini iyi hissetmesini sağlamak çok daha değerli ve heyecan verici bir süreç. Özellikle büyük beden müşterilerimden gelen geri dönüşler benim için çok kıymetli. Kendini güzel hissettiğini söyleyen bir kadının mutluluğu, bu işi neden yaptığımı bana her seferinde hatırlatıyor.
Tasarımlarınızın bir kısmı sipariş üzerine hazırlanıyor. Bu üretim modeli markanın ruhunu nasıl etkiliyor?
Sipariş üzerine çalışmak aslında süreci daha özenli ve kişisel hale getiriyor. Seri üretimde maliyetler düşebilir ama ben her parçaya aynı özeni göstermek istiyorum. Bu yaklaşım, tasarımların daha özel ve değerli hissedilmesini sağlıyor. Aynı zamanda müşteriyle aramızda daha güçlü bir bağ kurulmasına da yardımcı oluyor.
Premium malzeme kullanırken fiyat konusunda ulaşılabilir bir denge kurmaya da önem verdiğinizi söylüyorsunuz. Bu dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?
Benim için önemli olan, kullandığım malzemenin ve işçiliğin karşılığını doğru bir şekilde yansıtmak. Çok kaliteli kumaşlar, özel dokumalar ve ciddi bir işçilik var. Ama buna rağmen fiyatlandırmayı mümkün olduğunca ulaşılabilir tutmaya çalışıyorum. Dünya standartlarıyla kıyasladığınızda aslında oldukça dengeli bir noktadayız. İnsanların aldığı parçanın gerçekten değerini hissetmesini istiyorum.
Bugün geriye dönüp baktığınızda, KLASSÉ’nin ruhunu en iyi yansıtan şey sizce nedir?
Bence KLASSÉ, benim tüm deneyimimin bir yansıması. Yıllarca modayı gözlemleyen, değerlendiren bir bakış açısının şimdi üretime dönüşmüş hali. Her tasarımda o gözlemin, o birikimin ve o özenin izleri var. Amacım sadece bir parça üretmek değil; kadının kendini güçlü, zarif ve ait hissettiği bir dünya kurmak.

