Göz Kamaştırıcı DAISY EDGAR-JONES
Tiyatro, dizi ve sinema dünyasında son yıllarda aldığı rollerle göz dolduran 27 yaşındaki genç oyuncu, şimdi yeni bir role bürünüyor. Lider kozmetik markası Estée Lauder, İngiliz oyuncu Daisy Edgar-Jones’un yeni Global Marka Elçisi olduğunu duyurdu. 2026 yılının ilerleyen aylarında vizyona girecek Jane Austen uyarlaması ‘Sense and Sensibility’ filminde baş rolü üstlenen Daisy Edgar-Jones’u size tanıtmak istedik.
Yeni neslin başarılı oyuncularından Daisy Edgar-Jones sinema, televizyon ve tiyatrodaki çok yönlü performanslarıyla son yıllarda eleştirmenlerin beğenisini kazanıyor. 2020 yılında, Sally Rooney’nin çok satan romanından uyarlanan ve Emmy’ye aday gösterilen ‘Normal People’ dizisindeki performansıyla geniş kitlelerce tanındı. Ardından, ‘Where the Crawdads Sing’ ve Golden Globe adaylığı getiren FX yapımı ‘Under the Banner of Heaven’ dizilerinde rol aldı. 2024 yılında Lee Isaac Chung’un yönettiği ve Glen Powell’ın başrolünde yer aldığı, gişe rekorları kıran ‘Twisters’ filminde izleyiciyle buluşan Edgar-Jones, kısa süre önce ‘On Swift Horses’ filminde Jacob Elordi ve Will Poulter ile birlikte rol almıştı.
Henüz 27 yaşındaki Daisy Edgar-Jones, Eylül 2026’da vizyona girecek olan Jane Austen uyarlaması ‘Sense and Sensibility’ filminde Elinor Dashwood karakterine hayat verecek. Bu yıl ayrıca Michelle Williams ile birlikte ‘A Place in Hell’ filminde rol alacak olan Edgar-Jones, şu sıralar Denzel Washington ve Robert Pattinson ile birlikte Netflix yapımı gerilim filmi ‘Here Comes the Flood’un çekimlerine devam ediyor.
Başarılı İngiliz oyuncu Daisy Edgar-Jones, ünlü kozmetik firması Estée Lauder’ın yeni Global Marka Elçisi olarak tanıtıldı. Genç oyuncu, Estée Lauder’ın cilt bakımı, makyaj ve parfüm kategorilerini temsil edecek. Daisy Edgar-Jones, markanın global yetenek kadrosunda Ana de Armas, Bianca Brandolini, Carolyn Murphy, Imaan Hammam, IU, Karlie Kloss, Paulina Porizkova ve Yang Mi gibi dünyaca ünlü isimlerin arasına katılıyor.
“Bir oyuncu olarak makyajın kim olduğumuzu anlatan güçlü bir hikâye dili olduğuna inanıyorum. Estée Lauder’ın kadınlarda özgüveni ve özgünlüğü kutlamasını her zaman hayranlıkla izledim. Markanın köklü mirası, zarafeti ve gücü gerçekten ilham verici,” diyen Daisy Edgar-Jones sözlerine şöyle devam ediyor: “Estée Lauder ailesinin bir parçası olmak gerçeküstü bir his ve burası gerçekten bir aile gibi.”
Estée Lauder Global Marka Başkanı Justin Boxford ise işbirliğiyle ilgili şunları söylüyor:
“Daisy, kuşağının en dikkat çekici yıldızlarından biri. Sadece son derece yetenekli bir oyuncu olmakla kalmıyor, aynı zamanda Estée Lauder’ın değerlerini de doğal bir şekilde yansıtıyor. Ulaşılabilir ama ilham verici duruşu, özgüvenli ve genç enerjisiyle güçlü stil anlayışı, nesiller boyunca tüketicilerimize ilham verecek. Onu Estée Lauder’ın yeni Global Marka Elçisi olarak aramızda görmekten büyük mutluluk duyuyoruz.”
Estée Lauder Global Marka Elçisi olmak sana ne hissettiriyor?
Açıkçası bu bir hayalin gerçeğe dönüşmesi gibi. Annemin Estée Lauder ürünleriyle büyüdüm ve markayı hep zamansız güzelliğin simgesi olarak gördüm. Böyle köklü bir mirasın parçası olmak inanılmaz derecede özel, hatta biraz da gerçeküstü bir his.
Başarılı İngiliz oyuncu Daisy Edgar-Jones, ünlü kozmetik firması Estée Lauder’ın yeni Global Marka Elçisi olarak tanıtıldı. Genç oyuncu, Estée Lauder’ın cilt bakımı, makyaj ve parfüm kategorilerini temsil edecek.
Seni Estée Lauder’a çeken ne oldu?
Markanın özgüveni ve bireyselliği kutlama biçimini her zaman çok takdir ettim. Estée Lauder’da beni etkileyen güçlü bir zarafet var. Özellikle sektörde yolunu çizen genç bir kadın olarak bu duruş bana çok ilham veriyor.
Estée Lauder’ı üç kelimeyle tanımlar mısın?
Zamansız, sofistike, zarif. Makyajla ilgili en sevdiğin şey nedir?
Dönüştürücü gücünü seviyorum. İster bir rol için olsun, ister arkadaşlarımla dışarı çıkarken olsun, makyaj farklı bir yönümü öne çıkarmamı sağlıyor. Günlük, küçük ama beni kendime döndüren bir ritüel gibi.
Makyaj ve güzellik hayatında nasıl bir rol oynadı?
Özellikle makyajı her zaman yaratıcılık ve kendini ifade etmekle ilişkilendirdim. Bir oyuncu olarak da karakter yaratımının önemli bir parçası. Gerçekten de bir başkasının yerine geçmenize yardımcı oluyor.
Vazgeçemediğin tek ürün hangisi?
Kesinlikle Estée Lauder Advanced Night Repair serumu. Uzun çekim günlerinden ya da arkadaşlarla geçirilen uzun gecelerden sonra adeta hayat kurtarıcı.
Satın aldığın ilk güzellik ürünü neydi, kaç yaşındaydın?
Muhtemelen eczaneden aldığım simli bir dudak parlatıcısıydı. Bunu yaparken yaklaşık 12 yaşlarında olmalıyım.
Güzellikle ilgili ilk anın nedir?
11, 12 yaşlarındayken annemin makyaj malzemelerini keşfetmem! Biraz allık sürüp ‘Bu sihirli bir şey’ diye düşündüğümü hatırlıyorum. O günden sonra onun makyaj malzemelerini okula giderken gizlice kullanmaya başladım.
“Rol modellerim, öncelikle annem… Ayrıca Tilda Swinton ve Chloé Zhao gibi sanata yön veren, güçlü ve tamamen kendileri olma cesaretinde bulunan kadınlar, kendime örnek aldığım isimler…”
Cilt bakımına ne zaman ilgi duymaya başladın?
Ergenliğin sonlarında, cildim problemli olmaya başladığında cilt bakımıyla daha bilinçli ilgilenmeye başladım.
Sabah güzellik rutinin nasıl?
Yüzümü suyla yıkıyorum, ardından birkaç damla Advanced Night Repair kullanıyorum (evet, sabahları da). Sonrasında SPF içeren Estée Lauder DayWear nemlendiriciyi uyguluyorum. Dışarı çıkacaksam Futurist SkinTint ve Futurist Blushmaker sürüyorum, çok doğal ve ışıltılı bir görünüm veriyor. Dudaklar içinse Pure Color Melt-On Glosstick Melted Melon’a bayılıyorum.
Gece güzellik rutinin?
Cildimi temizledikten sonra Advanced Night Repair ve ardından Revitalizing Supreme+ gibi yoğun bir nemlendiriciyle günü kapatıyorum.
Sabah insanı mısın, yoksa gece kuşu mu?
Sabah insanıyım demek isterim… İyi bir kahve ve güzel bir playlistle sabah sekiz civarı gerçekten enerjim yükseliyor.
Hazırlanırken dinlemeyi sevdiğin müzikler neler?
Ruh halime göre değişiyor. Sakin bir sabahsa Billie Holiday, dışarı çıkacaksam Charli XCX ya da Confidence Man.
Stilin yıllar içinde nasıl değişti?
Eskiden daha temkinliydim, şimdi daha fazla risk almaya ve modayla eğlenceli denemeler yapmaya başladım. Klasik ama küçük bir sürprizi olan parçaları seviyorum.
Stilini üç kelimeyle tanımlar mısınız?
Feminen, rahat, eğlenceli.
Kırmızı halıya hazırlanmanın en iyi yolu sence nedir?
Sizi hem rahat, hem de özgüvenli hissettiren iyi bir ekiple hazırlanmak en iyisi. En önemlisi de kendinizi olduğunuz gibi hissettiren bir şeyler giymek! Kırmızı halı için yine kendiniz olun, sadece biraz daha ışıltılı bir versiyonunuz olmaya özen gösterebilirsiniz.
Bugüne kadar giydiğin en sevdiğin kırmızı halı görünümün hangisi?
Toronto Film Festivali’nde giydiğim açık mavi Gucci elbise. Çok romantik ve biraz da masalsıydı, elbiseye bayılmıştım.
Bugünkü halinle ilgili genç Daisy’yi en çok ne şaşırtırdı?
İşim için dünyayı dolaşıyor olmam ve dergilerden kestiğim elbiseleri şimdi gerçekten giyiyor olmam genç Daisy’i çok şaşırtırdı herhalde. Bir de kırmızı rujdan artık hoşlanıyor olmam!
Rol modellerin kimler?
Öncelikle annem. Ayrıca Tilda Swinton ve Chloé Zhao gibi sanata yön veren, güçlü ve tamamen kendileri olma cesaretinde bulunan kadınlar, kendime örnek aldığım rol modellerimdir.
Çekim öncesi ritüellerin var mı?
Büyük bir fincan kahve, hafif esneme hareketleri, ses egzersizleri ve mutlaka müzik… Genelde projeyle bağlantılı bir şeyler dinlerim.
Boş bir günü geçirmenin ideal yolu senin için nedir?
Parkta yürüyüş, arkadaşlarla brunch ve akşam bir film. Rahat kıyafetler tercih ederim. Atıştırmalık olmazsa olmazımdır. Ve tüm bunlar kesinlikle plansız yaşanmalı.
Gizli bir yeteneğin var mı?
Çok temel ‘latte art’ yapabiliyorum. Kahvenizde kalbe benzeyen köpükler isterseniz, haber verin!

