JEREMY HACKETT – BAY KLASİĞİ TAKDİMİMİZDİR

JEREMY HACKETT – BAY KLASİĞİ TAKDİMİMİZDİR

İngiliz erkek giyiminin duayeni, Mr Classic isimli bir bloğun da sahibi olan Jeremy Hackett, artık Türkiye’de de bulabileceğiniz markası Hackett London’ı nasıl yarattığını ve modaya bakışını anlattı.

FASHION&TRAVEL Markanız Hackett London, ama aslında siz Bris- tol’lüsünüz. Londra’ya ne zaman yerleştiniz?
JEREMY HACKETT Londra’ya 19 yaşımdayken geldim. Sonuçta Bristol’de bir mağazada çalışmakla bir yere varamayacağımı anladım. Zaten hafta sonlarımı hep Londra’da geçiriyordum. Aslında o tarihte ciddi hedeflerim olduğu pek söylenemez, sadece Bristol’de kalmayı istemiyordum. Londra’ya gidip biraz eğlenmek istedim.

F&T Londra’daki ilk işiniz neydi?
JH 1970’lerde Londra’nın her yerinde mağazaları olan “The Village Gate” adında ünlü bir mağazalar zinciri vardı. O tarihte firmanın genel müdürü olan Philip Start ile Kings Road’da bir iş görüşmesi yaptım ve işe alındım. Haftada 40 pound kazanıyordum ve bunun harika olduğunu düşünüyordum, çünkü sanırım Bristol’de sadece 8 pound haftalık alıyordum. Tabii artık Londra’daydım ve haftada 20 pound ödediğim bir bekar odasında yaşıyordum. Yani sonuçta durumum daha iç açıcı değildi, kazancımın çok üstünde bir yaşam sürüyordum.

F&T Kendi koleksiyonunuzu yaratmaya ne zaman karar verdiniz?
JH16 yaşımdayken Cumartesi günleri Bristol’de bir terzi dükkanında çalışıyordum. Bu bir yıl kadar sürdü, sonrasında okuldaki tüm sınavlarımdan kaldım ve terzi de beni tam zamanlı olarak işe aldı. Yani moda dünyasına mecburen girdim denilebilir. İlk başta ikinci el kıyafetler satmaya başladım. Londra’da pazarlara gidiyor ve kendime kıyafetler alırken arkadaşlarıma satmak için de birkaç parça satın alıyordum. Paris’te sadece tam anlamıyla İngiliz tarzı kıyafetler satan bir standı olan birine satış yapmaya başladım, yani “style Anglais” türü kıyafetler satıyordu. Ayda bir oraya bir araba dolusu kıyafetle gidiyordum ve ne varsa hepsini satın alıyordu. Sonra kendi kendime neden bunu yaptığımı sordum. Neden kendim satmıyordum ki? Bunun üzerine New Kings Road’da küçücük bir dükkan açtım. İkinci el işi harikaydı, para hızla dönüyordu ama talep çok yüksekti ve yeteri kadar mal bulmakta zorlanıyor, ucuz mal da almak istemiyordum. Bunun üzerine yüksek talep gören tarzda yeni kıyafetler üretmenin iyi bir fikir olduğuna karar verdik ve böylece ilk koleksiyonumuz ortaya çıkmış oldu.

F&T Hackett London markasını 1979’da yarattınız. Yıllar içinde markanız nasıl gelişti?
JH Firma hiçbir zaman tahmin edemeyeceğim kadar büyüdü ve başarılı oldu. Şu anda Avrupa, Orta Doğu ve Asya’da faaliyet gösteren küresel bir marka olmuş durumdayız.

Screen Shot 2015-03-14 at 10.03.06

F&T Tasarımlarınız “klasik” olarak tanımlanıyor. Siz de klasik bir adam mısınız? Kendi tasarımlarınız haricinde neler giyersiniz?
JH Evet, çok klasik giyindiğimi söyleyebilirim. Gardrobum tamamiy- le Hackett ama ısmarlama el yapımı ayakkabılar giyiyorum.

F&T Sizce en iyi giyinen erkekler kimler?
JH Bu soru bana sorulduğunda David Hockney diye cevaplanın çünkü böyle şeyler onun hiç umrunda değildir. Daha doğrusu umurundadır ama değilmiş gibi yapar. Karışık bir durum anlayacağınız. Bir keresinde onun için 10 çift kadife terlik yapmıştık ve her biri farklı renkteydi.

F&T En çok kimi giydirmek istersiniz?
JH George Clooney derim, çünkü bence ona tasarımlarım çok yakışırdı.

Screen Shot 2015-03-141 at 10.03.16
F&T 2014 Sonbaharında erkek modasındaki ana trendler neler?
JH 2014 Sonbaharında Hackett London koleksiyonunda 3 ana trend işleniyor: Şair tarzı, Tweed Nehri ve kış limanı… Şair: John Betjeman veya Philip Larkin gibi genç bir şairin Ingiltere’de seyahat ettiğini ve bu romantik seyahat hakkında yazdığını tasavvur ediyoruz. Şair yaya, bisikletle, otobüs ya da motosikletle seyahat ederken yaptığı keşifleri ve gördüklerini takip ederek bu seyahat temasını sürdürüyoruz. Oxford ve Cambridge gibi üniversite şehirleri bize tüvit iplikler ve sonbahar renkleriyle dolu zengin bir koleksiyonla ilham veriyor. Öne çıkan parçalar ekose, tüvit ve yumuşak flanel pantolonlar ve saç örgüsü kazaklar. Dış giyimde çoban stili kabanlar, kapitoneler ve çift taraflı naylon/tüvit ceketler öne çıkıyor. Oxford ve Cambridge Kürek Yarışı’nın ve Londra Kürek Klübü’nün sponsorlukları, Cooper bisikletleri ile yaz ve kış polo organizasyonlanyla süregelen işbirliği Sonbahar/Kış 2014 koleksiyonunun bu bölümünde vurgulamyor.Tweed Nehri: Iskoçya sınırları boyunca akan Tweed nehri ve burada bolca bulunan somon balığı avı, babasından balıkçılığı öğrenen genç bir adamın ergenliğe geçiş öyküsüne ilham kaynağı oluyor. Bu parçalarda eskiyi yeniye uyarlamak, başlıca amacımız. Geleneksel su geçirmez balmumu su geçirmez ceketler naylon ve Lovat ve Robert Noble imzalı özel İngiliz malı tüvit ve kadife kumaşlar ile modern bir havaya bürünerek, zengin kırçıllı renklerle koleksiyonda yer alıyor. Geleneksel bir Hackett tasarımı olan Fair İsle trikolan alaycı bir bakışla, baskılı kumaşlar ve büklümlü iplikler kullanılarak yeniden yorumlanıyor ve kravatlarda balık oltası motifleri göze çarpıyor. Aksesuarlar arasında Johnstons of Elgin imzalı atkılar, Toye ve Kenning & Spencer’dan kol düğmeleri, Stephen Walters & Sons kravatlar ve Sanders ve Cheaney ayakkabılar yer alıyor. Winter Harbour: Bu tema ise Kuzey Doğu İngiltere’nin yabanıl topraklarına bir yolculuk. Karanlık gökyüzü ve gri çırpıntılı deniz kırçıllı kahverengiler, krem rengi Aran ve lacivert Guernsey motifli trikolardan oluşan nötr bir koleksiyonu doğuruyor. Bu iç ısıtan ve klasik koleksiyonda bukle iplikler çok katlı giyim seçenekleri sunuyor, balık sırtı tüvitler, motifli el örgüleri ve klasik gemici kabanlarıyla kombine oluyor.

F&T Bize Mr Classic adlı bloğunuzdan bahseder misiniz? Blog yazmaya nasıl karar verdiniz? Hangi sıklıkla yazıyorsunuz?
JH Bir moda sütunu yazmak gibi bir arzum hiç olmadı. Şimdi Monocle’da çalışan Andrew Tuck ile öğlen yemeği yerken bana “neden bizim için bir şeyler yazmıyorsun?” diye sordu. Daha önce hiçbir şey yazmadığımı söylediğimde “ne istersen yaz, 300 kelime civarında olsun” dedi. Ben de eve gittim ve birkaç gün içinde 5 kısa öykü yazıp ona gönderdim. Yazılar çok beğendi ve hepsini yayınlayacaklarını söyleyerek bana dergide iki sayfa ayırdı. Bir ay sonra da bana başka birinin yazacağı “Mr Cool” adlı bir sütunla dönüşümlü olarak iki haftada bir “Mr Classic” adlı bir sütun yazmayı düşünüp düşünmeyeceğimi sordu. Bunu üç yıl kadar sürdürdüm. Sonra Mr Classic adlı kitabım yayınlandı ve kitabın yanı sıra bir blog da yazmaya başladım. Maalesef istediğim sıklıkta yazmıyorum ama ilgimi çeken konuları bloğuma taşımaya çalışıyorum.

Screen Shot 2015-03-14 at 10.12.25

F&T Size yazılan her e-maili yanıtladığınız söyleniyor. Bu doğru mu?
JH Evet yanıtlıyorum. Müşterilerimizle internet ortamında ve mağazalarda konuşmaktan, fikirlerini duymaktan her zaman zevk alıyorum.

F&T Twitter da kullanıyorsunuz. Yani “modern” bir klasiksiniz… Sadece giyiminiz mi klasik, diğer yönlerden modern bir erkek misiniz?
JH Hayır, modern biri olduğumu söyleyemeyeceğim.

Leyla Melek