Yüz Germeyle İlgili BİLMENİZ GEREKENLER
Gururla söylenebilir ki kozmetoloji- plastik cerrahi olanakları, tıbbın gelişmesi, insanların yaş kavramına ve yaşlılığa bakışının değişmesi sayesinde orta yaş, yaşlılık ve ömür beklentisi epey değişti. Tıbbın ve teknolojinin gelişmesi yaşamı uzatmakla kalmadı, kalitesini de artırdı. Bize düşen kendimize iyi bakmak ve uzayan ömürlere en iyi halimizle eşlik edebilmek. Yüz germe prosedürü, bu yollardan biri, belki de en önemlisi.
PLASTİK, REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ UZMANI PROF. DR. AKIN YÜCEL
Yüz Germe Nedir?
Hücresel yaşlanma, dış faktörler ve yerçekiminin etkisiyle yaşlanma en azından şu anki donanımımızla kaçınılmazdır. Yüz ve boyun germe ameliyatı, yüzde yaşlanmaya bağlı oluşan değişiklikleri düzeltmeyi amaçlayan bir cerrahi prosedürdür. Ameliyat, derideki fazlalıkların alınması, yüzün derin dokularını taşıyan tabakaların gerilmesi ve tüm yüz hatlarına daha genç bir form kazandırmak için bu dokuların orijinal yerlerine yerleştirilmesi süreçlerini içerir. Bu şekilde, yüzün üst kısımlarına hacim kazandırılır, derin yaş çizgileri azaltılır ve çene hattı ile boyun bölgesi belirginleştirilir.
Yüzün Farklı Alanlarında ya da Tümü için Uygulanabilir
Herkesin yüzü aynı biçime yaşlanmaz. Tam yüz germe uygulanacak hastaların yanı sıra daha genç yaşlarda alt yüz gençleştirme gibi kısmı işlemler de yapılabilir.
Üst yüz gençleştirme işlemleri alın bölgesi, şakaklar, kaşlar ve üst göz kapaklarını kapsar. Bu alanlarda, genellikle yer çekiminin neden olduğu sarkmalara karşı uygulanan kaldırma işlemleri bulunmaktadır. Endoskopik cerrahi en çok bu bölgede uygulanır.
Orta yüz gençleştirme işlemleri ise alt göz kapakları, yanaklar ve elmacık kemiklerini içerir. Bu bölgede hedef, bozulan alt göz kapağı-yanak ilişkisini düzeltmek, sarkmış yanakları yukarı taşımak ve kaybolan yumuşak dokuyu yerine koymaktır.
Alt yüz ve boyun gençleştirmede çene kenarları, çene kenarları, alt dudaklar ve boyun bölgesinde uygulama yapılır. Amaç, yer çekiminin etkisiyle aşağıya sarkan yüzü yukarı kaldırmak, çene kemiğinde oluşan cilt sarkmalarını düzeltmek, boyundaki yağ fazlasını almak ve boyunu germek, çene hattını ve boyun konturunu oluşturmaktır.
Yüz Germe İşlemi Nasıl Yapılır?
Yüz germe ameliyatı sırasında başka işlemler de kombine ederek uygulanabilir. Sıkça tercih edilen uygulamalar göz kapağı estetiği, alın ve boyun germe, kaş kaldırma, yağ dolguları, çene estetiği şeklindedir. Birlikte yapılan işlemler yüz germe işleminin daha etkili sonuçlar vermesinde yardımcı olur.
İyileşme Süreci
Yüz germe ameliyatlarının süresi hastanın durumuna göre değişmekle birlikte ortalama 3 ile 5 saat arasında sürer. Ağrılı bir işlem değildir, ancak ilk günler gerginlik hissi ve şişlikler rahatsız edici olabilir. Ameliyat sonrasında tam sonuçları gözlemlemek için yaklaşık bir ay geçmesi gerekir.
Zamanı Geldi mi? Yüz Gerdirme için Uygun Bir Aday mısınız?
Yüzde derin kırışıklıklar ve katlanmalar, çene ve yanak bölgesinde sarkmalar mevcutsa, yüz oval biçimini kaybedip kareleştiyse, orta yüz gölgesi basıklaşıp çökmüş ve elmacık kemikleri belirginliğini kaybetmişse ve en önemlisi bu görüntü sizi rahatsız ediyorsa işlem için uygun hasta kabul edilebilirsiniz. Bu ameliyat sağlık açısından herhangi bir ihtiyaç üzerine yapılmaz, eğer yıllarla gelen değişim sizi rahatsız etmiyorsa hayatınıza keyifle devam ediniz.
Yüz Germeden Nasıl Bir Sonuç Beklemelisiniz?
Modern tıp ve teknoloji sayesinde bugün ulaşılan sonuçlar, 20 yıl önce hayal dahi edilemeyecek düzeyde olsa da tıbbın belirli sınırları olduğunu unutmamalı. Yüz germe ameliyatı, yaşlanmayı durdurmaz ancak yaşlanma belirtilerini iyileştirme konusunda rakipsizdir. Tecrübeli bir plastik cerrah tarafından gerçekleştirilen yüz germe ameliyatı, sonuçlarının uzun yıllar korunduğu, özgüveni artıran, daha mutlu bir yaşamı destekleyen bir işlemdir. Yüz germe işlemleri, yaşlanma etkilerini uzun bir süre ortadan kaldırabilir, ancak yaşlanma süreci devam eder. Cildinize iyi bakarsanız, olduğunuz yaştan en az 10 yaş daha genç görünmeye devam edersiniz.
Cildi Sıkılaştırmak ve Sarkmayı Geciktirmek için Neler Yapılabilir?
Yaşlanmayı geciktirmek için yapılacak işlemlerin başında bol su içmek, cildi düzenli nemlendirmek, yeterince uyumak, güneşin yan etkilerinden korunmak, sigaradan uzak durmak, kolajenden yana zengin beslenmek, iyi uyumak, düzenli spor yapmak ve olabildiğince stresten uzak durmak gelir. Düzenli profesyonel cilt bakımı, PRP, mezoterapi, botoks gibi işlemler cildi günlendirir, gençliğini korumasını sağlar ve cerrahi prosedürleri geciktirir.
Yüz Germenin Tarihi
Yüz germe ameliyatının geçmişi, 20. yüzyılın başlarına kadar uzanır. 1901 yılında Alman cerrah Eugen Hollander ilk yüz germe ameliyatını gerçekleştiren isim olarak anılır. Hollander, yanaklarının ve ağzının “kaldırılmasını” isteyen Polonyalı bir hastayı ameliyat eder. Ancak bu işlem yüzde aşırı sıkı ve doğal olmayan bir görünüme neden olur. Her teknik gibi yüz germe de tecrübeyle mükemmelleşti. 1920’li ve 1930’lu yıllarda, yüz germe ameliyatı yeni teknikler ve teknolojilerin kullanılmaya başlamasıyla bir “altın çağ” yaşadı. “Modern yüz germenin” babası olarak bilinen Amerikalı plastik cerrah Dr. Gus G. Wendell saç çizgisinde kesiler yapmayı, cildi geriye çekmeyi ve fazla deriyi çıkarmayı içeren bir teknik geliştirdi.
Bu yöntem, daha doğal bir görünüm sağladı ve komplikasyon riskini azalttı. 1950’lerde ve 1960’larda, yüz germe ameliyatı “SMAS lift” (yüzeysel muskuloaponeurotik sistem) ve “derin plan yüz germe” gibi yeni tekniklerle gelişmeye devam etti. Bu teknikler, daha genç bir görünüm elde etmek için altta yatan yüz kaslarının ve dokularının yeniden konumlandırılmasını içeriyordu. 1990’ların başında, estetik cerrahların yüz germe ameliyatıyla ilişkili yara izlerinin görünümünü en aza indirirken kayıp yüz hacmini geri kazanmaya odaklanmaya başlamasıyla başka bir değişim yaşandı. Endoskopik cerrahi yüz gençleştirme ameliyatlarında da kullanılmaya başlandı. Yağ enjeksiyonlarının germe işlemine yumuşak dokuların ve kemik yapıların desteklenmesi de eklendi. Yağ dokusundan elde edilen kök hücreler yardımı ile cilt yüzeyinde de onarım imkanı doğdu. Hastanın ihtiyaçlarına ve hedeflerine uyacak şekilde uyarlanabilen, daha fazla memnuniyet ve uzun süreli, doğal görünümlü sonuçlar sağlayan son derece özelleştirilebilir yaklaşımlar ortaya çıktı. Önceleri hastaların yüzleri “gerilmiş” görünürken, günümüzde “genç” görünmekte. Son yıllarda, yüz germe ameliyatı ultrason ve lazer tedavisi gibi yeni teknolojilerin kullanılmaya başlanmasıyla gelişmeye devam etti. Yağ dokusunun kullanımı ve kök hücre teknolojisindeki gelişmeler daha doğal sonuçlar alınmasına yardımcı oldu. İşlemler daha az invaziv prosedürler haline geldi, daha hızlı iyileşmeye ve daha az yara izi ile sonuçlanmaya başladı.
@akinyucel

